Sana Neyi İnfak Edeceklerini Sorarlar – Recep İhsan Eliaçık

Ekim 25, 2009 Yorum yapın

aclik2

Günümüzde hidayete eren birisi için “Bir görsen baştan aşağı değişmiş; sakal bırakmış, cübbe ve sarık giymiş, saçının telini göstermiyor, kadınların elini sıkmıyor, haremlik selamlık uyguluyor” vs. dendiğini çok duymuş ve görmüşsünüzdür.

Demek “hiyadet coşkusu” böyle yaşanıyor.

Vatandaş müzikle uğraşıyorsa muziği, sinemayla uğraşıyorsa sinemayı, tiyatroyla uğraşıyorsa tiyatroyu ve dahi her ne şeyle uğraşıyorsa onu bırakıyor. Bunların hepsini “cahiliye dönemim” diyerek kestirip atıyor. İçki, zina, kumar vs.’yi anlarım da bunları niye bırakırlar hala anlayabilmiş değilim. Öteden beri bu işte bir terslik var diye düşünmüşümdür… Read more…

Avrupalılar aslında siyahmış… 5500 yıl önce!

Eylül 3, 2009 1 yorum

Avrupalılar aslında siyahmış... 5500 yıl önce!Avrupa’da yaşayan ilk insanların cilt renklerinin 5500 yıl öncesine kadar ‘koyu’ olduğu, o yıllardan itibaren de hızla açılmaya başladığı iler sürüldü.

Avrupa’da yaşayan ilk insanların cilt renklerinin 5500 yıl öncesine kadar ‘koyu’ olduğu, o yıllardan itibaren de gittikçe açılmaya başladığı belirtildi. Bunun temel nedeni de vücut için yaşamsal önemdeki vitamin D alımının düşmesi.

Oslo Üniversitesi Fizik Enstitüsü’nden Joan Moan ile New York Brookhaven Ulusal Laboratuarı’ndan biofizikçi Richard Setlow’un ortak araştırmasında, İngiltere ve İskandinavya’da binlerce yıl önce yaşayan insan nesillerinin oldukça koyu derili olduğu, ancak avcılıktan tarıma geçiş sürecinde vücuda giren veya orada üretilen vitamin D miktarının azalmasıyla deri renginin de açılmaya başladığı savunuldu. Read more…

Savaş bitti, fosil avcılığı başladı

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

Savaş bitti, fosil avcılığı başladı angola

Yakın bir zamana kadar insanların petrol, elmas ve kara mayını aramak için gittiği Angola, iç savaşın bitmesiyle dinozor fosili arayan paleontologların ilgisini çeken bir ülke haline geldi.

Yaklaşık 30 yıl süren iç savaşın 2002 yılında sona ermesinin ardından paleontologların ilgi odağı olan ülkenin, eskiden deniz sularının işgalindeki bölgelerinde köpekbalığı ve diğer deniz canlılarının fosillerine rastlanıyor. Paleontologları bu ülkeye çeken en büyük neden ise dinozor fosili bulma ihtimali. Read more…

Dünyanın ilk kol telefonu Türkiye’de

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

Dünyanın ilk kol telefonu Türkiye’de

Dünyanın ticarileşen ilk dokunmatik ekranlı kol saati şeklindeki 3G telefonu LG GD910 dünyayla aynı anda Türkiye’de tüketiciye sunuldu.

İlk kola takılabilir 3G telefonu olan LG GD910 saat telefon (watchphone), bluetooth kulaklığı ile birlikte satışa sunuluyor. Dokunmatik ekranlı arayüzü ve video görüşmeleri için yerleşik kamerayla birlikte gelen saat telefon, görüntülü konuşmanın yanında bir cep telefonunun sahip olduğu pek çok özelliğe sahip.

3G uyumlu LG GD910 saat telefon görüntülü konuşma dışında sesli arama, MP3 çalar, mesaj gönderme gibi cep telefonlarında bulunan tüm özelliklere de sahip. Merak edenler için söyleyelim, saat telefonun kayışı da deriden mamul. Read more…

‘İnsan iskeletli’ robot hareket etti

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

'İnsan iskeletli' robot hareket ettiBilimadamları insan iskeletinin yapı ve işlevlerini taşıyan ‘kemik’ sistemine sahip robotu başarıyla denedi.

Hümanoid (insansı) robot yaratma yolunda bugüne kadar önemli aşamalar kaydeden mühendisler, şimdi insan iskeletinin anatomisine uygun bir ‘kemik yapısı’na sahip robot üzerinde çalışıyor.

Beş Avrupa ülkesinden araştırmacılar, hümanoid robotların insan gibi hareket edebilmesini sağlayacak ilk ‘iskelet’ modelini denedi. Eccerobot adı verilen modelde, insanda bulunan kemik, eklem, kas ve tendonlara benzer yapı ve parçalar kullanıldı.

İnsan vücudundaki en basit hareketin bile oldukça karmaşık bir kemik, kas ve tendon çalışmasıyla ortaya çıktığını belirten ekip üyeleri, robo-iskeletin mekaniği üzerinde geliştirme çalışmalarına da başlamış durumda. Read more…

Yongaya DNA yerleştirmeyi başardılar

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

Yongaya DNA yerleştirmeyi başardılarIBM şirketi bünyesindeki araştırmacılar DNA moleküllerinin kullanıldığı ilk mikroçipi yapmayı başardı.

İntel’in kurucusu Gordon Moore 1967 yılında bir elektronik dergisine yaptığı açıklamada işlemcilerdeki transistör sayısının her 2 yılda bir 2 katına çıkacağını söylemişti. Sonraları bu söz ‘Moore Yasası’ olarak kayıtlara geçti ve IBM bu yasayı 30 yıldır sorunsuz uyguladı. Fakat son yıllarda transistörleri küçültmede sorun yaşayan şirket, çok tanıdık bir moleküle yöneldi… ve haklı çıktı.

Araştırmacılar çiplerdeki silikon tabakanın içine DNA molekülleri yerleştirerek daha küçük, hızlı ve verimli çipler üretmeyi başardılar. DNA molekülünü devre tahtalarının arasına entegre ederek elde edilen 6 nanometre büyüklüğünde çip, bilgisayar teknolokjisinde bir atılım olarak görülüyor. İntelin en son çıkardığı çipin büyüklüğü 32 nanometre büyüklüğündeydi. Read more…

Discovery astronotları 6.5 saat uzayda kaldı

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

Discovery astronotları 6.5 saat uzayda kaldıDiscovery uzay mekiğinin iki astronotu, 6,5 saatlik uzay yürüyüşü sırasında Uluslararası Uzay İstasyonu’nun devasa amonyak tankını yerinden çıkarma işini başarıyla yerine getirdi.

NASA’nın web sitesindeki açıklamaya göre, astronotlar Nicole Stott ve Danny Olivas, soğutma için kullanılan 600 kilo ağırlığındaki boş amonyak tankını istasyonun kirişinden söktükten sonra, yine istasyonun robot koluyla sabitledi.

2002′den beri burada duran boş tank, Dünya’ya götürülmek üzere mekiğin kargo bölümüne konulmadan önce, 800 kilo ağırlığındaki dolu yeni amonyak tankı buradan alınarak, istasyonun kirişine yerleştirilecek. Tüm bu işlem, ikinci uzay yürüyüşü sırasında yapılacak. Read more…

Sadece kulak zarını etkileyen silah

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

42-17799640

Bir Amerikalı firma kulak zarında korkunç gümbürtü yaratarak ‘saldırgan’ları etkisiz hale getirecek özel bir silah üzerinde çalışıyor.

Esasen nükleer silahlar için parça üretimi yapan firmanın mühendisleri, uzun süredir ölümcül olmayan silahlar geliştiriyor. Firmanın lokomotif projesi olan Banshee II, kulak zarında dayanılmaz derecede gümbürtüler yaratacak akustik bir silah. Açıklanan rakamlara göre Banshee’nin ürettiği ses 144 desibel gücünde ve doğrudan kulak zarında yoğunlaşıyor.

Banshee için düşünülen ilk ‘ürün pakedi’, ayarlanabilir akustik bir el bombası şeklinde tasarlanmış. Silahın Taliban ve El Kaide militanlarını Afganistan’da saklandıkları mağaralardan çıkarmak için kullanılabileceği düşünülüyor. Read more…

İşkencesiz sorgulama ‘verimli’ olur mu?

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

İşkencesiz sorgulama 'verimli' olur muABD yönetimi işkence yoluyla alınan istihbarat bilgilerinin sağlıklı olup olmadığı ve bilimsel olarak işkencesiz ve verimli sorgulama tekniklerinin tespiti için çalışma başlattı.

Günümüzün Beyaz Saray yönetimi selefi Bush’un icraatleriyle arasına mesafe koymaya çalışırken, bu kapsamda gündeme gelen CIA sorgulama yöntemleri bilimcilerin ilgi alanında da girmiş görünüyor. Obama’nın adamları şimdilerde, şiddet uygulayan aşırı gruplara mensup kişilerden soruşturma sırasında azami bilgi alabilmenin ‘bilimsel olarak başarısı kanıtlanmış’ yöntemlerini arıyor.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada farklı sorgulama yöntemlerine ilişkin verimlilik karşılaştırmasının yapılacağı ayrıntılı ve ‘bilimsel’ bir araştırma programı başlatıldığı duyuruldu. Bu aşamada ilgili çevrelerde dile getirilen soru, ‘en uygun sorgulama tekniği’ninin hangisi olduğuna karar vermede bilimin ne ölçüde yardımcı olabileceği. Read more…

NATO’ya Türk yapımı kriptolu USB bellek

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

NATO’ya Türk yapımı kriptolu USB bellekNATO envanterine giren 5. Türk ürünü olan ”SIR” NATO’ya ait gizlilik düzeyindeki tüm verileri kriptolamada kullanılabilecek.

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından geliştirilen ve NATO Askeri Komitesi tarafından onaylanmış alanındaki tek ürün olan Kriptolu USB Bellek ”SIR” tanıtıldı.

NATO envantere giren 5. Türk ürünü olan ”SIR” NATO’ya ait gizlilik düzeyindeki tüm verileri kriptolamada kullanılabilecek.

Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) Müşteri İlişkileri İş Geliştirme Bölüm Yöneticisi Elektronik Mühendisi Çağrı Koç, TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında, UEKAE’nin bilgi güvenliği, haberleşme ve ileri elektronik alanında faaliyet gösterdiğini belirtti. Read more…

Sosyal ağlarda işverenle çalışan karşı karşıya

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

Sosyal ağlarda işverenle çalışan karşı karşıyaİnternetteki sanal topluluk ağlarının sayısı günden güne artarken, ofis çalışanlarının bu ortamdaki etkinlikleri kurum yöneticileriyle çalışanları karşı karşıya getirmeye başladı.

ABD’de yapılan araştırmaya göre işveren ve üst düzey yöneticilerin çoğunluğu çalışanlarının sosyal paylaşım sitelerindeki faaliyetlerini ‘kurumsal itibara zarar verici” olarak nitelendirirken, çalışanlar sanal da olsa sosyal paylaşım faaliyetlerine yöneticilerin karışmaması gerektiği kanısında. Read more…

Uzayda da büyük balık küçüğünü yutuyor

Eylül 3, 2009 Yorum yapın

uzayda büyük balık küçük balığı yutuyor

Andromeda galaksisi tarafından soğrulan veya parçalanan cüce galaksi kalıntıları, galaksilerin “yamyamlıkla” genişledikleri modelini doğruluyor.

Kanada Victoria’daki Herzberg Astrofizik Enstitüsünden Alan McConnachie ve meslektaşları M31 kod adlı Andromeda galaksisinin merkezkaç etkisi yüzünden tahrip olan cüce galaksilerden geriye kalan yıldız ve gök cisimleri tespit etti. Read more…

Alzheimer ve Parkinson önceden tespit edilecek

Eylül 2, 2009 Yorum yapın

Bir Amerikan ilaç şirketi, Alzheimer ve Parkinson’u ortaya çıkmadan yaklaşık 6 yıl önce tespit edebilen bir test geliştirdiğini duyurdu.

ABD’de bir ilaç firması, Alzheimer ve Parkinson’u hastalık ortaya çıkmadan yaklaşık 6 yıl önce tespit edebilen bir test geliştirdiklerini açıkladı. Sözkonusu test, kandaki beyin rahatsızlıklarının riskini artıran bazı proteinlerin izlerini araştırıyor ve yüzde 90 doğruluk payıyla sonuç veriyor.

Uzmanlar bu sayede hastaların erkenden tedbir almaya yöneltilebileceğini söylüyor.

Test, yaz aylarında ABD’de piyasada olacak.

Video haber

NTV

Lazer teknolojisiyle ameliyat nasıl yapılır, tedavi kalıcı mıdır ?

Eylül 2, 2009 Yorum yapın

Ameliyat nasıl yapılır, tedavi kalıcı mıdır gibi konular hala insanları düşündüren sorular arasında…

Göz kusurlarının tedavisinde, ağrısız, kısa sürede gözlük ve lensten kurtulmanın yolu olan lazer teknolojisi her geçen gün gelişiyor. Öyle ki 16 yıl önce tanıştığımız lazer cerrahisi sayesinde dünyada milyonlarca insan gözlüklerinden kurtuldu. Ancak tıp dünyasında yerini alan kolay ve bir o kadar da ciddi bir operasyon olan lazer cerrahisi ilgili hastalardan gelen sorular yıllardır hiç değişmedi.

Lazer operasyonu Miyop-hipermetrop-astigmat gibi kırma kusurları olan birçok hastaya uzun yıllardır büyük rahatlıklar getiriyor. 1990’lı yıllardan beri alınan başarılı sonuçlar ile Avrupa’nın lazer cerrahi merkezi haline gelen Türkiye’de, her geçen gün gelişen lazer teknikleri göz hastalıklarının tedavisinde yoğun olarak kullanılıyor. Göz kusuru olan birçok kişi, sosyal hayatların kısıtlayacak gözlük ve kontakt lens kullanımından kurtulmak için bu yöntemi tercih ediyor. Read more…

İleri saat uygulaması biyolojik saati bozuyor

Eylül 2, 2009 Yorum yapın

Uzmanlar, başlayan ileri saat uygulamasının “jetlag” diye tabir edilen uçuş sersemliğine benzer duruma yol açmaması için bol sıvı tüketilmesi, ılık duş ve kahvaltı öneriyor…

Vücut saatinin yaz saati uygulamasına birkaç haftada alışabileceğini dile getiren Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Uyku Laboratuvarı Direktörü Dr. Kezban Aslan, “vücudun yeni uyku düzenine daha hızlı alışması için bol sıvı tüketilmeli” önerisinde bulundu.

Dr. Kezban Aslan, gün ışığından daha fazla istifade etmek amacı ile yapılan yaz saati uygulamasının kişinin biyolojik saatini ve vücut metabolizması bozmaması, sabah uyku sersemliğine yol açmaması ve sürecin rahat atlatılması için önerilerde bulundu. Read more…

Yapay diş kökü tedavisi

Eylül 2, 2009 Yorum yapın

İmplant olarak tanımlanan yapay diş kökü tedavisinde fiyatların gerilemesiyle hastaların, bu tedavi yöntemine olan ilgisinin arttığı belirtildi.

Teras Dental Diş Kliniği hekimlerinden Şenol Alkan, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla protez dişlere dayanak sağlaması için çene kemiğine yerleştirilen implantların, diğer tedavi yöntemlerine göre önemli üstünlükleri bulunduğunu söyledi.

Doğal dişlerin en yakın alternatifi olarak gösterilen implant tedavisinin, diğer tedavilere göre özellikle hasta konforu ve sağlamlık açısından çok daha avantajlı olduğunu belirten Alkan, dişlerinin tamamını kaybeden ve protez taşıyan hastaların sürekli ağrıdan ve iyi çiğneyememekten şikayetçi olduğunu, tat alma duygusunun azalması ya da mide bulantısı gibi şikayetlerin de oluşabildiğini belirtti. Read more…

Robotlar ve insanlar

Eylül 1, 2009 Yorum yapın

i-robot-10 robotlar ve insanlar

Yasalar, teknolojiye yetişebilir mi? Robotlar söz konusu olduğunda ne şekilde uygulanabilir?

Bilimkurgu edebiyatının en kült isimlerinden olan Isaac Asimov’un, meşhur “robot kanunları”nı duymayanımız kalmamıştır herhalde. Biz yine de 92 yılında kaybettiğimiz bu büyük dehanın, ilk kez ölümünden 50 yıl önce yazdığı kısa bir öyküde yer verdiği bu kanunları kısaca bir hatırlayalım:
1. Bir robot, bir insana zarar veremez. Ya da hareketsiz kalarak bir insanın zarar görmesine neden olamaz. Read more…

Buharın Gücü

Eylül 1, 2009 2 yorum

Buharlı otoların geçmişte kaldığını düşünüyor olabilirsiniz ama onlar bugün bile hız rekoru kırıyor.buharli otomobil hız rekoru

Buharlı otomobiller son yıllarda giderek daha çok kişinin ilgisini çekmeye başladılar. Bunun sonucu olarak da daha dayanıklı ve daha hızlı araçlar üretilmesi için çalışan insanların sayısı arttı. Bu ilginin bir sonucu olarak da İngiltere’de British Steam Car (BSC) adlı bir grup kendi araçlarını üretti ve şimdi de buharlı otomobiller sınıfının hız rekorunu kırmayı başardı.

Hız rekoru denemesi normal şartlarda geçtiğimiz hafta gerçekleşecekti. Fakat deneme öncesi yapılan test sürüşlerinin ikincisinde ortaya çıkan teknik bir aksaklık, denemenin ertelenmesine yol açmıştı. Ve beklenen deneme nihayet gerçekleşti. Buharlı otomobil, İngiliz pilotu Charles Burnett III ile birlikte saatte tam 225 kilometre hıza ulaşarak, 1906 yılından beri kırılamayan hız rekorunu tarihe gömmeyi başardı. Eski rekor, saatte 205 kilometreydi. Read more…

Cepte mobil reklam dönemi

Eylül 1, 2009 Yorum yapın

cepte mobil reklam dönemiCep telefonlarına yüklenecek kısa bir yazılımla ekrana mobil reklam gelecek ve kullanıcılar da bu işten karlı çıkacak.

Görüşmenin ardından telefonun ekranında gelecek reklamlardan ilgisini çekmeyeni kapatabilecek olan  kullanıcılar, beğendiği reklamın hedef linkini “tık”layabilecek. Kullanıcılar,  reklamları takip durumlarına göre ödüllendirilebilecek.

MyScreen tarafından geliştirilen  uygulama, özellikle “akıllı cep telefonu” olarak da adlandırılan, Windows  Mobile, Symbian, Palm ve RIM yazılımı yüklü “Smartphone” türü cep telefonları  üzerinde çalışıyor. Read more…

Kredi kartı gibi ama…

Eylül 1, 2009 Yorum yapın

kredi kartı gibi usb bellek

Freecom’un USB belleği hem ebatları hem de depolama alanı ile sizi çok şaşırtacak.

BT-üreticisi Freecom “USB Memory” ile kredi kartı büyüklüğünde bir veri depolama birimi tanıttı. USB bellek 160 GB’a kadar veri saklayabiliyor.

USB Memory 80 gram ağırlığında ve 8,5 x 5,8 cm ebatlarında. Bu büyüklükteki cihaza 32.000 MP3 dosyası, 110.000 dijital fotoğraf, 160 DivX film veya 36 komple DVD sığıyor. Veriler USB 2.0 arabirimi üzerinden cihaza aktarılıyor.

Ekstra bir adaptöre ihtiyaç duyulmuyor. Harici bellek USB girişinden gelen elektrik ile besleniyor. Ayrıca Freecom’a göre cihazda fan olmadığı için tamamen sessiz çalışıyor.

Hürriyet

Yeni Eklenen Dosyalar:

Mayıs 20, 2008 2 yorum

“Dosya İndir” bölümüne aşağıdaki dosyalar eklenmiştir.

Alto Mp3 Maker Alto Mp3 Maker
» 1.5 MB – 0 hits – 20 May 2008

Dosya Böl Dosya Böl
» 84 KB – 0 hits – 20 May 2008
Bu kadar küçük bir programdan böyle marifet, hayret bir şey !

FlashGet 1.73 (Classic) FlashGet 1.73 (Classic)
» 3.1 MB – 0 hits – 20 May 2008
FlashGet, dünyaca ünlü innDirme yöneticisidir. Hemen hemen tüm innDirme yöneticilerinden daha kullanışlı, özellikli ve ufak bir reklam penceresi karşılığında ücretsiz tam sürüm olan bir innDirme yöneticisidir. Diğer innDirme yöneticileri gibi asıl işlevi innDirme hızını arttırmak ve yarıda kesilen innDirmeleri devam ettirmektir.

Mozilla Firefox 2.0.0.14 (Türkçe) Mozilla Firefox 2.0.0.14 (Türkçe)
» 5.6 MB – 0 hits – 20 May 2008
Mozilla Firefox, Internet Explorer’ın en büyük rakiplerinden olan bir internet tarayıcısıdır. Hızı, sürekli yenilenmesi, güvenliği ve diğer birçok gelişmiş özelliği nedeniyle her geçen gün kullanıcı sayısını artırıyor.

Winamp Surround Edition 5.531 Full Winamp Surround Edition 5.531 Full
» 8.6 MB – 0 hits – 20 May 2008

WinRAR 3.71 (Türkçe) WinRAR 3.71 (Türkçe)
» 1.4 MB – 0 hits – 20 May 2008
WinRAR, RAR arşiv yöneticisinin 32-bit Windows sürümüdür. Arşivleri oluşturma, yönetim ve denetimine olanak sağlayan güçlü bir araçtır.

Yeni Sayfa: Foto Galeri

Mayıs 20, 2008 Yorum yapın

Sitemizde bir fotoğraf arşivi bulabilirsiniz. Arşiv, “Foto Galeri” sayfasında güncellenecek.

Manzara 01

231 Fotoğraflar

Manzara 02

229 Fotoğraflar

Manzara 03

106 Fotoğraflar

Canlılar 01

195 Fotoğraflar Read more…

Yeni dosya: Muhammed Parlak “Düşlerle Gelen” Albümü

Mayıs 20, 2008 Yorum yapın

Albümün tanıtımını daha önce yapmıştık. Albümde yer alan söz ve müziği bana ait bir parçayı da yayınlamıştım.

Muhammed kardeşimin verdiği izin ile şimdi albümündeki diğer parçaları yayınlıyorum. İyi dinlemeler…

01 - Muhammed Parlak - Düşlerle Gelen 01 – Muhammed Parlak – Düşlerle Gelen (5.2 MB, 0 hits)

02 - Muhammed Parlak - Yalan Dünya 02 – Muhammed Parlak – Yalan Dünya (4.1 MB, 0 hits)

03 - Muhammed Parlak - Bana Seni Gerek 03 – Muhammed Parlak – Bana Seni Gerek (4.1 MB, 0 hits)

04 - Muhammed Parlak - Menzil 04 – Muhammed Parlak – Menzil (3.3 MB, 0 hits)

05 - Muhammed Parlak - Kainatın Türküsü 05 – Muhammed Parlak – Kainatın Türküsü (4.2 MB, 0 hits)

06 - Muhammed Parlak - Yemin 06 – Muhammed Parlak – Yemin (4.9 MB, 0 hits)

07 - Muhammed Parlak - Deli Gönül 07 – Muhammed Parlak – Deli Gönül (4.3 MB, 0 hits)

08 - Muhammed Parlak - Dostum 08 – Muhammed Parlak – Dostum (3.7 MB, 0 hits)

09 - Muhammed Parlak - Seni Düşündüğüm Zaman 09 – Muhammed Parlak – Seni Düşündüğüm Zaman (3.9 MB, 0 hits)

10 - Muhammed Parlak - Özlem 10 – Muhammed Parlak – Özlem (3 MB, 0 hits)

11 - Muhammed Parlak - Deli Gönül Ethnicvers 11 – Muhammed Parlak – Deli Gönül Ethnicvers (4.3 MB, 0 hits)

12 - Muhammed Parlak - Yemin Remix 12 – Muhammed Parlak – Yemin Remix (4.9 MB, 0 hits)

1 SMS 5 YTL, 1923′e boş mesaj at, sen de bir fidan dik !

Mayıs 20, 2008 1 yorum

Yeşil Bir Türkiye İçin
Ağaçlandırma Seferberliğine
Sen de Katıl..


 

Ağaçlandırma Seferberliği Başladı!..
Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Seferberliği yurt genelinde başlatıldı. Eylem planı kapsamında 5 yılda 2 milyon 300 hektarlık alanda erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve ormanların iyileştirilmesi çalışmaları (rehabilitasyon) yürütülecektir.

 

Kampanyaya destek verecekler için;

SMS: 1923 (Tüm Operatörler için 1 SMS 1 Fidan: 5 YTL)

Hesap No: T.C. Ziraat Bankası, 1923

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı

Nelerden sorguya çekileceğiz ?

Nisan 28, 2008 Yorum yapın

1-İftiralardan,Düzmece İddialardan
Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!16/Nahl-56
Kafirler, hem kendi günah yüklerini ve hem de bu yüklerin yanında başka birçok günah yüklerini taşıyacaklar ve kıyamet günü düzmece iddiaları konusunda kesinlikle sorguya çekileceklerdir.29/Ankebut-13


2-Yaptıklarımızdan
Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.16/Nahl-93
O yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.21/Enbiya-23


3-Nimetlerden
Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.102/Tekasür-8


4-Kuran’dan
Doğrusu o Kur’an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz.43/Zuhruf-44


5-Allah’a Verilen Ahitten
Halbuki bundan evvel Allaha ahid vermişlerdi: arkalarını dönmeyeceklerdi, Allah’ın ahdi ise mes’uliyyetlidir, mutlak sorulur.33/Ahzab-15

Kuran Nesli

Büyük patlama Temmuz’da yapılacak

Nisan 28, 2008 1 yorum

(8Sutun.com)Dünyanın en büyük nükleer fizik araştırma merkezi CERN’de evrenin oluşumunu yeniden canlandırma deneyi Temmuz’da yapılacak. Türkiye, CERN’e tam üyelik yolunda ilk adımı haftaya işbirliği anlaşmasıyla atıyor.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), Isparta’daki faciada hayatını kaybeden 6 Türk bilimadamının da katkıda bulunduğu dünyanın en önemli nükleer fizik deneyi için geri sayıma başladı. Türkiye, kaybettiği 6 önemli bilimadamının uğraş verdiği bu projeye tam üyelik yolunda ilk adım olarak 14 Nisan’da CERN’le işbirliği anlaşması imzalayacak. Halen CERN’de gözlemci olarak görev yapan Türk bilimadamlarına, deney sürecinde yenileri katılacak ve bilimsel sonuçları Türkiye ile paylaşılacak.

İKİ ÜLKENİN ALTINDA ‘DERİN’ DENEY

CERN, İsviçre’nin Fransa sınırındaki Cenevre kentinde iki ülke sınırının yaklaşık 100 metre altında kurulu dünyanın en büyük fizik laboratuvarı. Large Hadron Collider (LHC) ‘Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’ için büyük bölümü Fransa topraklarının altında 27 kilometrelik çember tünel kazıldı. Tünellerin içine yerleştirilen çelik borunun içi, yine CERN’de geliştirilen güçlü elektromıknatıslarla kaplandı. Bu mıknatıslarla oluşturulan manyetik alan, boru hattının içindeki küçük çaplı bir kanalda ters yönlerden harekete geçirilecek protonların belirlenen yörüngede yol almasını ve belirlenen noktalarda çarpışmasını sağlayacak. Çarpışma noktalarındaki verilerin bilgisayara aktarılabilmesi için, ‘mutlak sıfır’ sayılan -273 Calvin derecenin 2 derece üstünde (-271 Calvin derece) ’süper iletken’ haline gelen özel kablolar geliştirildi. Protonların yol alacağı kalan kanalın, 140 bin ton sıvılaştırılmış helyum gazıyla soğutulması işlemine de başlandı. Read more…

Kuran’a Abdestsiz Dokunmak

Nisan 28, 2008 Yorum yapın

Soru: Vakıa Suresi’nin 79. ayetinde bahsedilen dokunma nasıl bir dokunmadır. Kur’an’a abdestsiz dokunamazsınız diyenler bu ayeti delil gösteriyorlar. Ezbere ayet okuyabilirmişiz de onun yazılı olduğu kağıda dokunamazmışız. Bu nasıl bir anlayış kağıdı mı kutsuyoruz, ayeti mi ? Bunu gerçekten böyle mi anlamalıyız. ? Bu ayetin çerçevesinde olayı açıklar mısınız.?

Cevap: Vakıa Suresi’nin 79. ayeti söylendiği gibi Kur’an’a dokunmakla veya abdestli olmakla ilgili değildir.

Ayetin ifâde ettiği anlam, vahyi Hz.Muhammed’e kimlerin getirdiği ile ilgilidir.

Bu konuda müşrikler peygamberimizin cinlenmiş biri olduğunu (mecnun) ağzından çıkan bu hikmetli sözleri de ona cinlerin getirdiklerini söylüyorlardı.
Bu nedenle Allah:

“Biz Kur’an kovulmuş şeytanın sözü olamaz. O halde siz nereye gidiyorsunuz?” (81/25-26)

“Yıldızların battığı yerler üzerine yemin ederim ki bilirseniz bu büyük bir yemindir. Şüphesiz bu korunmuş kitapta bulunan şerefli bir Kur’ân dır. Ona ancak günah kirine bulaşmayan (Melekler) erişebilir. (ve Muhammed’e melekler getiriyor.) O alemlerin Rabbi’nden indirilmiştir. Şimdi siz bu sözümü küçümsüyorsunuz?” (56/75-81)

Cinlerin niçin bu kitaba erişemeyeceğini ise şu ayetler ifade etmektedir: Read more…

Kaybolan bacaklar bulundu!

Nisan 28, 2008 Yorum yapın

(İnternetHaber) Milyonlarca yıl öncesine ait bir taştan çıkan fosil yıllardır tartışılan bir konuya son noktayı koydu.

Fransız bilim adamları, Lübnan’da kireçtaşı içinde bulunan 92 milyon yaşındaki bir hayvan fosili üzerinde yaptıkları incelemede, bunun iki bacaklı bir yılan olduğunu tespit ettiler.

Eski kertenkeleden modern kolsuz bacaksız yılana giden evrimleşme konusunda bundan önce ellerinde pek fazla tür bulunmayan bilim adamları, röntgen tekniğiyle yaptıkları incelemede, kireçtaşına hapsolmuş hayvanın biri açıkça görünen, diğeri taş katmanı altında katlanmış bacaklarını gördüler.

BACAKLAR VÜCUDUN GERİSİNDE

Araştırmaya katılan Paris’teki Ulusal Doğal Tarih Müzesi’nden Alexandra Houssaye, “Hayvanın iki bacağı olduğundan eminiz, birinde görmediğimiz karakteristik özellikleri diğerinde görmeyi umuyoruz” diyerek, fosil üzerindeki araştırmaların süreceğini söyledi.

92 MİLYON YAŞINDA

“Eupodophis descouensi” olarak bilinen 85 cm uzunluğundaki Geç Cretaceous dönemine ait hayvanın fosilinin 92 milyon yaşında olduğunu belirten Fransız araştırmacılar, bacakların, hayvanın vücudunun iyice gerisinde bulunduğunu kaydettiler.

Bu keşfe dek, yılanların 150 milyon yıl önce ortaya çıktıkları düşünülüyordu. Fosil, 2000 yılında Lübnan’ın el Namura köyünde bulunmuştu.

Kuran ve Mecaz

Nisan 28, 2008 Yorum yapın

Kuran’ı doğru anlamada mecazi kullanımların farkında olmak ne kadar önemli ?

1. Mecaz nedir ?:

‘Mecaz’, bir sözcüğü gerçek anlamından başka bir anlamda kullanma sanatıdır. Sözü daha canlı, çarpıcı ve etkili kılmak amacıyla kullanılır. Mecazın zıddı ‘hakikat’tır.

2. Kuran’daki Kullanımı:

1-Genel olarak kullanılan mecaz.

Örnekler:

“Şu dünyada kör (a’ma) olan kimse, ahirette de kördür, yolu daha sapıktır.” (17/72)

Bu ayette geçen ‘kör’ sözcüğü hakiki manasıyla değil mecazi anlamda kullanılmaktadır. Buradaki körlük bedensel bir özrü değil, ‘dalalet’i (şaşkınlık, doğru yolu bulamama) ifade etmektedir.

“Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak, size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir. Siz de onların elbisesisiniz…” (2/187)

Burada ‘elbise’ (libas) sözcüğü gerçek manasının dışında mecazi olarak kullanılmıştır.

2- Tabiatla ilgili:

1. Nefes alıp verdiği zaman sabaha andolsun. 81/18 Read more…

En küçük gezegen

Nisan 28, 2008 Yorum yapın

(İnternetHaber) Dünyaya 30 ışık yılı uzaklıkta, Güneş Sistemi’nin dışındaki en küçük gezegen keşfedildi.

İspanyol gök bilimciler tarafından keşfedilen, kayalıklarla dolu gezegenin yarıçapı, Dünya’nınkinden yüzde 50 daha büyük. Aslan takımyıldızından 30 ışık yılı uzaklıkta, küçük kırmızı bir yıldızın çevresinde dönüyor.

İspanya Bilimsel Araştırmalar Yüksek Konseyi, GJ 436c olarak anılan gezegenin, 100 yılı aşkın bir süre önce Neptün’ün keşfinde kullanılan bir teknik olan, GJ 436c yıldızı etrafında dönen daha büyük bir gezegenin yörüngesindeki çarpıklıkların incelenmesi sırasında keşfedildiğini açıkladı.

İspanyol gök bilimci Ignasi Ribas, GJ 436c’nin, Dünya’nın 5 katı büyüklüğünde bir kütleye sahip olduğu, bunun GJ 436c’yi, şimdiye kadar güneş sistemi dışında bulunan 300 civarındaki gezegenin en küçüğü kıldığını söyledi.

Gezegenin, etrafında döndüğü yıldızla arasındaki mesafe nedeniyle yaşam için elverişli olmadığı, kendi ekseninde 4.2, yıldızı çevresinde de 5.2 dünya gününde döndüğü kaydedildi.

İngiliz gökbilimcilerin üç gün önce Güneş Sistemi’nin benzeri olan ve uzak bir yıldızın etrafında dönen gezegen sistemi keşfettiği açıklanmıştı.