Kuran Okumanın Zararları
İktibas Dergisi, Mehmed Durmuş
Umarım tereddüt etmediniz, zira Kur’an okumanın zararlarından bahsetmeyi düşünüyoruz. Çünkü pek çok zaviyeden Kur’an okumak tehlikeli ve zararlıdır…
Düşünüyorum da, bir tarafta sahip olduğumuz en aydınlık, evrensel çapta yegane hidayet rehberimiz Kur’an; öbür yanda onun nazm-ı celilini törensel teganni yarışlarıyla okumaktan öte bir şey yapmayan bizler… Kur’an gibi en son, en mükemmel, en sahih, en sağlam, en muciz, en veciz, en edebi, en, en, en… ilh. olan bir servetle övünen ama ona olan ihtiyacımızı, onsuz olan düşüncenin ve davranışın biçareliğini idrak edemeyen bizler.
Heyhat! Gelin görün ki, müslümanlık iddiasındaki yığınlarca insan bütün bu faktörlerden dolayı Kur’an okumak ve okutmaktan korkuyorlar. Korkuyoruz tek kelimeyle Kur’an’-dan. Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretleri Kur’an’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediliyor.
Kısacası teoride değil ama uygulamada müslüman, Kur’an’ı esas kaynak olarak gör(e)memektedir.
Biz sanıyoruz ki Kur’an bizimle güzelleşi-yor. Hafızlar (Kur’an bülbülleri(?) yetiştirmekle, ‘kendimize’ has en iyi okuyuşumuzla (!) onu yücelttiğimizi sanıyoruz. Halbuki yücelmesi gereken bizleriz. (1). Aşağıların aşağısından insan olma seviyesine çıkması gereken bizleriz. Kur’an bizi şekillendirmek, bir yanımızla toprak olan varlığımıza ‘hilafet’ ruhunu nefhetmek için merhamet sahibi Allah’tan inzal olmuştur. Hele bir düşünün, ‘Kitap nedir, iman nedir bilmeyen’(2) Elçi’nin (sav) de içinde bulunduğu ve kendileri karanlıklar içinde yüzen bir kavmi hidayete erdirmek için inzal edilen Kur’an’ı biz yüceltme çabasındayız! Onun bize sunduğu hayat iksirinden bihaberiz. Ölüm döşeğinde yatarken yatağının başucuna gelen doktora hekimlik dersi veren hasta kadar küstah ve acınacak haldeyiz!
Kur’an’ın bize binlerce kez anlatıp durduğu şifa ünitelerinin nedeni olan hastalıklarımız iyileşmiş yahut hekimler yerin dibine gitmiş gibi, biz Kur’an’ın akciğer kanserine, şeker hastalığına, tansiyon yükselmesine, migrene, kalp yetmezliğine vb. sunduğu tedavi yöntemleriyle meşgulüz! Bu ne dalalet, bu ne hamakat!…
Kur’an’a olan uzaklığımız, sözde İslami basının hemen her yerinde rahatlıkla görülebilir cinstedir. Bir fakirin kitabında Peygamberlerin, mezarlarında diriltilip orada namaz kıldıklarını yazdığını gördüm (3). Yine başka bir sayfasında Peygamber’in anne-babasının iman edip etmediğini tartışıyordu. Peygamber’in (sav) ebeveynini ‘imansız’ göndermemek için çok pratik, kıvrak bir zeka ürünü olan kestirme çözüm bulmuş: Hz. Peygamber’in ebeveyni (kendisi henüz doğmadan babası, altı yaşında iken de annesi) ölmüşlerdi ya, kendisi kırk yaşında peygamber seçildikten sonra Allah onları diriltiyor, yeni baştan Hz. Peygambere iman ediyorlar ve tekrar ölüyorlar! (4).
Oysa ki bu kitabın yazarı Peygamber’in (sav) anne-babasının iman edip etmediği gibi bir abesle iştigalden ziyade kendi imanını gözden geçirse idi daha doğru olurdu herhalde…
Evet, Kur’an okumanın neden zararlı olduğu konusunda sanırım şimdi zihninizde bazı kanaatler oluşmaya başladı. Kur’an hakkıyla okunduğunda kafaları kemale erdiriyor. İpe sapa gelmez düşünceleri ipe-sıraya diziyor. Yukardaki örnekte geçen kilu kali yazan zatlar Kur’an’ı gerçekten okusalardı bu anlattıklarının Kur’an’la cepheden çatıştı-ğını görmeyecekler miydi? Ne çare ki Kur’an’ın (nazmı-nın) okunduğunda bir harfine karşılık cennette vadedilen (!) binlerce köşkleri, sarayları, sevapları saymaktan (5) onu tertil ile tilavet etmeye zaman bulamamaktadırlar. Hem zaten Kur’an sadece nazmını okuyalım, cûşa gelelim diye inmiştir herhal-de! Hele hele regayib, berat, miraç, kadir gibi kandil geceleri yok mu, işte Kur’an bilhassa bu geceleri ihya için inzal olunmuştur. Kur’an’ın, mesajını anlamak için herhangi bir kaydu şarta bağlı kalmaksızın okunmasını salık verenler ise olsa olsa herhangi bir sapık fırkanın mensupları olabilirler.
Evet, Kur’an okumak, anlamak açısından oldukça riskli, tehlikeli hatta zararlıdır! Risklidir, çünkü cahiliyyeden çıkarıp gerçek bir imanla yüz yüze bırakır insanı! Tehlikelidir çünkü iman ettiğinizde malınızdan, canınızdan, kesada uğramanıza korktuğunuz ticaretinizden, çoluk-çocuğunuz ve karınızdan, besili atlarınızdan (yani o güzelim otomobillerinizden fedakarlık yapabilme cüretini kazandırır (6). Zararlıdır, çünkü size dünyada onurlu, çileli, -belki- hapishanelerde geçen bir hayat vadeder! Ama ahir dünyada Cennet vadederse de, (7) o ancak erbabını ilgilendirir…
Kur’an okumak hurafelerle örülü bir din anlayışının yıkılması açısından zararlıdır. Hurafe tüccarlarının maskesini düşürür. Allah ile Rasulünü karşı karşıya getirmek gibi -ki Allah muhafaza buyursun- büyük bir hamakattan döndürür insanı. Profesyonellerce ayrı ayrı standardla halka arz edilen din ve siyaseti birleştirir Kur’an okumak. Siyasetle dinin (8) ticaretle dinin (9), ahlakla dinin (10) ayrı ayrı şeyler olmadığını gösterir. Ve infak etmeyi öğretir Kur’an (11). Namazın sportif bir tören olmayıp gerçek bir arınma ve şirkten uzaklaşma olduğunu (12), tağuttan kesinlikle beri olmak gerektiğini, tağuta asla kulluk edilmemesi gerektiğini (13) ve dinin yalnızca Allah’a has kılınması gerektiğini vurgular (14) Kur’an.
Heyhat! Gelin görün ki, müslümanlık iddiasındaki yığınlarca insan bütün bu faktörlerden dolayı Kur’an okumak ve okutmaktan korkuyorlar. Korkuyoruz tek kelimeyle Kur’an’dan. Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretleri Kur’an’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediliyor.
Kur’an’ın bizzat kendisi, kendisinin okunmasını, kafaları çatlatırcasına anlatılmasını istemektedir. Allah, Kitabı’nın okunması için herhangi bir merasim emretmemişken -Allah müşriklere pislik (necaset) payesini biçtiği (15) halde onlara bile Kur’an’a dokunmayın dememişken- bizim mollalarımız abdestsiz dokunmayı, çocukların dokunmasını, diz üstü çökerek okumanın dışındaki pozisyonları yasaklamışlardır! Fakat Allah O’nu zikretmenin yatarak bile olabileceğini bildirmektedir (16). Kur’an’a dayanmadığımız için çelişkilerimiz o kadar çok ki, Allah Rasulü ile bir avuç müslümanın Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te vb. canları pahasına mücadele ettiklerini Kur’an anlatırken, biz Türkiye’nin dört bir yanından kaldırdığımız yeşil sarıklı evliya motifiyle,(ki gerçekte ölmüşler ve çoğu un ufak olmuş insanlardır), göldeki balıklarla Kıbrıs’ı, şurayı burayı bombardıman edip fethediyoruz.
Saymakla bitiremeyeceğimiz yanlış dini bilgi, inanç ve kanaatları -az sayıda da olsa- iyiliği emr, kötülüğü nehy azminde olan bir çok insan düzeltmeye, doğrusunu anlatmaya çalışıyor. Fakat müslümanların korkunç derecede Kur’an’dan habersiz oldukları rahatlıkla gözlenebilmektedir. Çünkü, ‘ama bu dediğinizi Kur’an doğrulamıyor ki’ dediğinizde karşınıza çıkarılacak argüman, ya bir hadisdir, ya bir ‘evliyanın’ kerametidir, yahut da, bir menkıbe kitabının gizemli sayfaları arasından çıkacak olan bayatlamış menkıbelerdir.. Kısacası teoride değil ama uygulamada müslüman, Kur’an’ı esas kaynak olarak gör(e)memektedir.
Kur’an’ı belirli gün ve gecelerde, üç aylarda, ramazan ayında, kabir başlarında, hasta başucunda, düğün-bayram yemeklerinde vs. okumak, onu hala anlamama azim ve kararlılığında olduğumuzun kanıtıdır. Kur’an okumak bu uygulamaları Allah’ın istediği ve razı olacağı bir şekle dönüştürecektir. Bu konuda ilk zararı kassas ve bazı vaiz-hatipler görecektir. Evet, Kur’an okumanın ilk zararını ekmeğini ‘hatm-i şeriflerden’, mevlid-i şeriflerden çıkaran, Ramazan ayının bereketini, okudukları Allah’ın ayetleri sayesinde kendi ceplerine aktaran dilenciler içindir. İkinci olarak da Kur’an’la insanların doğrudan doğruya muhatap olmalarını istemeyen, ellerindeki hadislerden, menkıbelerden, kerametlerden, israiliyyattan, şamanist geleneklerden örülü dini, Allah’ın Kitabı’ndaki din ile değiştirmemeyi düşünen din adamları içindir. Elbette laiklik temeline dayalı sözde demokrat düzenlerinin yerine dine dayalı bir düzen istemeyen sistemin egemenleri de Kur’an okunmasından zarar görenlerin hepsinin başında gelmektedir. Ama bütün bu barikatların hepsi de zamanla boşa çıkmaya mahkumdur.
Ne dersiniz, zararın neresinden dönersen kârdır derler…
NOTLAR
1. Müddessir: 1-5; Leyl: 18; İsra: 9; Bakara: 2; En’am: 19.
2. Şura: 19.
3. Ömer BEĞ adındaki bir şahıs İmam Gazali’nin sözde ‘Kıyamet ve Ahiret’ adlı eserini tercüme edip, tamamen kendi notlarıyla ilavelerle doldurmuş; bu haliyle zaten 60 sayfa kadar olan risaleden sonra ‘Müslümana nasihat’, ‘Vahhabiliğin Başlangıcı ve Yayılması’ gibi anti vahhabici bölümlerini ekleyerek okuyucuya İmam Gazali’nin kitabı imiş gibi yutturmaya çalışmıştır. Kitapta hangi satırın Gazali’nin, hangisinin kendisi ve başkalarının olduğunu ayırdetmek güçleşmiş-se de, bizim alıntı yaptığımız bahis Ömer Beğ denen şahsa aittir (Hakikat Yay. İst-1994) s. 132.
4. a.g.e., s. 21-22.
5. İbnu’l Cevzi, Kitabu’l-Mevzuat, 1983, Cilt 11, s. 243-255; C. 2, s. 127.
6. Tevbe: 24.
7. Tevbe: 111.
8. Bakara: 193; Enfal 39; Nur: 37; Sa’d: 26.
9. Bakara: 275; Cuma: 9-10.
10. Mesela Hucurat suresine bkz.
11. Ra’d: 22; Fatır: 29; Bakara: 272 v.b.
12. Bakara: 45; Nur: 37; Ankebut: 45 Rum: 31 v.d.
13. Tevbe: 28.
14. Al-i İmran: 191.
15. Tevbe: 28.
16. Al-i İmran: 191.
http://www.kuranislami.com/kuran/kuranzarar.html

ya siz ne diyosunuz kur’an okumanın zararı mı olurmuş sizin gibi zihniyetler yüzünden memleketimizin düştüğü haller belli böyle yazılarla gençlerin zihinlerini karıştırıyorsunuz.
Selam Recep kardeşim,
Yazıyı okumadan yorum yazma istersen…
selam .arapça biliyormusunuz? biliyorsanız hangi seviyede? bilmiyorsanız her konuda nasıl oluyorda bu kadar ahkam kesiyorsunuz? medrese veya ilahiyat eğitimi aldınınızmı? sizi tanımıyorum.sayfanız dikkatimi çekti.size bu bilgileri aktaran ve yardımcı olan dostlarınız varmı? paylaşırsanız memnun olurum ve tanışmak isterim.selam
Selam Ali kardeşim,
Her yazının altında veya üstünde bulunan link seni bu sorular için doğru adrese ulaştıracaktır.
Selam ile…
haklısınızz
sayın ali bey yazmış olduğunuz yazı gercekleri gözler önüne koymaya yetiyor.Çok cahil bir milletiz yanlış anlamayın okuyanlarda ben cahil değilim demesin onlar okumayanlardan daha cahil Allah insanın giyimi kıyafeti nasıldır diye bakmıyor özü sözü nasıldır ona bakıyor.Oysa hala kalbi imanla dolu ama şeklen onlara benzemeyen insanları eleştire biliyorlar sacı açık başında sarık yok sakalsız müslüman değil demek gafletinde çok rahat bulunuyorlar.İşte bunlarda okumuş cahiller.kur’an,ı okuyup anlamak kolay değildir çünki yüce allahım (biz onu kirden arındırmadığımıza okutmayız der)biz cahillerde abdes alırsak kirden arınırız sanarız oysa kirden arınmak bu kadar kolay olsa hepimiz hidayete ereriz elinize yüreğinize sağlık SAYGILARIMLA
SEVGİLİ MÜMİN KARDEŞİM ALİ
Size sevgili mümin kardeşim diyorum,çünkü böyle bir saptamayı ancak bir MÜMİN kardeş yapar.Allah cc sizden ve sizin gibilerden razı olsun.ALLAH resülü hz.Muhammet bu alemlere rahmet olarak gelen KURAN-I KERİM-İ 1400 sene önce anlatıp bu Kuran a çağırırken ve bunu yaparken ne zorluklar çektiğini yine kitabımız olan KURAN-I KERİM den öğrenirken maalesef sizler ve bizim gibi salih bir mümin olmaya çalışan hanifler olarak,1400 sene sonra etrafımızdaki,kendini gerçek mümin gören,ama yaşayışları şirk batağının içinde yüzen insanları tekrar KURAN-I KERİM-E çağırıyoruz..!!!Kuran-I Kerim okuyun diyoruz.ağlasak mı,gülsek mi.?Hakkaten çok gülünç ve yine çok üzücü bir durum.
Ve biz gibi insanların bu çağrılarına verilen cevap şu oluyor,
sİZ SAPIKSINIZ..!
Yani insanlara Kuran okuyun,ama anlayarak derseniz,bu damgayı yiyorsunuz.Ama ben kendi adıma konuşuyorum;
ÖMRÜMÜ,ALLAH CC NİN ,RESÜLÜ OLAN Hz.Muhammede vahyettiği o Alemlere rahmet olan KURAN-I KERİM-in yolunda HARCAYACAĞIM inşaallah.
Bir KURAN-I KERİM aşığı olarak şunu iddia ediyorum;
Bu mübarek Kitabı,ne arapça okumanın sevabı var,ne de türkçe okumanın.SADECE KURAN OKUYUP,KURAN-I KERİM-İ YAŞARSAK ANCAK ALLAH CC SEVGİSİNE NAİL OLABİLİRİZ.
ALLAH CC NIN SELAMI ŞİRK İÇİNDE YÜZMEYEN SALİH MÜMİN KARDEŞLERİN ÜZERİNE OLUR İNŞAALLAH.
ben sizi anlayamadım nasıl bir zihniyet
kuranı karim okumak ayrı sevap dinlemek ayrı bir sevap ve çok güzel bize öteki alemde şefaat edecek allahu taala buyuruyorki insan öldüğünde ezberinde bir ayet olmayanın vay haline siz sanki ölümden sonra diriliş hesap günü yok zannediyorsunuz kuran okumak zararlıdır diyorsunuz allahu taala kuranı kerimi neden gönderdi ayet ayet bizler dünyaya sefa sürmek içinmi geldik imtihan için geldik hesap gününü unutmayalım lütfen sözlerinize çok dikkat edin yoksa helak olanlardan olursunuz allah muhafaza peygamber efendimiz kuranı kerim okumayı severdi ve dinlemeyide severdi öyle bir yazı başlığı koyuyorsunuzki insan yazının devamını dahi okumak istemiyor
Selam Ravza;
Önce (2) numaralı yorumumu, sonra da yazıyı okumanı tavsiye ederim.
Allah (c.c) Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurur. “kalpler ancak Allahın zikriyle mutmain olurlar” kuranda Allahı zikretmektir.Siz merak etmeyin. Kuran okuyan kişileride, öğreneni de Allah dalalete saptırmaz.kalplerine doğruyu koyar. onun için yazdıkça batmayın.
De ki: “Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah’ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir”. Ali İmran Süresi 99.
hamzat-36@hotmail.com
Selam Hamzat;
Yazar, Kuran’ın nasıl devre dışı tutulduğunu,Kuran’ı hayatımızın mihenk taşı yapmamız gerektiğini anlatıyor, sen nasıl yorum yapıyorsun !!!
Sizleri gördükçe Allah’ın mucizelerine tanık oluyorum.
Hani diyor ya;
“…şu körlere, sağırlara sen mi hidayet edeceksin ?”
Bir inat uğruna girdiğiniz halleri görmez misiniz ?
Söylediğiniz ayette kör ve sağırlardan kasıt kafirleri belirtmiştir Allahu teala. LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDUR_RESULULLAH. Bu kelime-i Tevhidi Söylüyorum buda Kafir olmadığımı gösteren açık bir cevaptır.
hamzat-36@hotmail.com
Selam Hamzat;
Ne o ? Zoruna mı gitti ?
Sen bizim hakkımızda böyle demiyordun ama… Biz senin yukarıda söylediğin “en güzel kelimeyi” söylemediğimiz için mi bizi “kesin” olarak yargılamıştın ?
Yok sen dersen ki, bunu ikrar etmen yetmez… Eh, o zaman senin de bunu ikrar etmen yetmez.
http://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/10/kuran-abdestsiz-olarak-okunabilir/#comment-1294
Neyse konumuz “iman ölçmek” değil. Sana bu benzetmeyi yaparken seni kafir olmakla itham etmedim tabiki… Böyle anladıysan hakkını helal et.
Tepkimiz sadece acele okuyup, delilsizce cevap vermenizedir.
Yazar sana kötü bir şey söylemiyor. Kuran’ı rehber edinin diyor.
Sen de buna itiraz edecek değilsin her halde…
Demekki sizin zorunuza gitmiş ki hemen yazmışsınız?
sen sadece ayetin manasının ne ne olduğunu bilmeden taş attın ama altında kaldın.
Allaha hamdolsun zoruma gitmedi ve sonuna kadarda arkasındayım.
Yazar kuranı rehber edinin diyormuş, ancak onun yaptığı sapık şeyler ortaya koymak.
merak etmesin bütün müslüman alemi kuranı ve peygamberi rehber edinmişlerdir kendilerine. biz kalkıpta onlar gibi kuran ayetlerine çelişki bulmak, müslümanları saptırmak için uğraşmıyoruz. herkeste bunun farkında ve bilincinde.
hamzat-36@hotmail.com
Selam Hamzat;
İnadın aklını esir almış.
“kuran ayetlerine çelişki bulmak” ???
Sen apaçık bir müfterisin.
Sana en güzel cevap şudur:
“Selam”
Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v) bir Hadisi Şeriflerinde Şöyle buyrmaktadır; “Cehennemin en hararetli yerinde münafıklar yanacaktır. Sahabeler soruyor; Ey Allah’ın resulü münafık kimdir. Allah resulü (s.a.v)Şöyle buyurur; Müslüman olmayıpta müslüman görünen kimselerdir.” Kuran ayetlerine çelişki bulmak sizin işiniz. Biz olduğu gibi kuranı ve hadisleri tasdik üzereyiz. Siz ise hepsine bir kılıf uydurmaya kalkıyorsunuz. Yukarıdaki hadis sizin için yeterlidir.
hamzat-36@hotmail.com
Selam Hamzat;
Sen ne anlatırsan anlat, ben şuna inanmışım:
Plajlarda güneşlenmek, diskolarda tepinmek, her lüzumsuz haber ve işlerin peşinde koşmak yerine işini gücünü bırakıpta bu sitede “din ilminden meseleler” üzerinde kafa yorman, bildiğinle bizi yahut başkalarını bilgilendirmeye gayret etmen senin Allah’a korkarak ve ümit ederek iman ettiğinin delilidir.
Sen bizi her ne ile tahkir edersen et, biz senin hakkında böyle söylemeyeceğiz.
Allah dosdoğru yolundan ayırmasın.
Selam ile…
HAMZAT SENİN GİBİ DEĞİL O PLAJLARDA GÜNEŞLENEZ DİSKOLARDA GEZMEZ SİZİN GİBİLERE MEYDAN OKUR.SENİN GİBİ ALLAH’IN AYETLERİNİ DEĞİŞTİRİP FARKLI YORUMLAZ HER ŞEYDE Bİ ŞEYLER ÖNE SÜRÜP MÜSLÜMANLARIN İMAN TAŞLARINI SARSMAYA ÇALIŞMAZ…
Selam Ali abi.Öncelikle -gerçekten güzel bir yazı olmuş emeğiniz için,bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler,Allah razı olsun-
Gördüm ki Hamzat kardeşimle baya bir tartışmaya girmişsiniz ama gereksiz bir tartışma olmuş…
Başlık iyi değil ama sonradan anlaşılıyor başlığın nedeni.
Gerçi itiraf edeyim bende tereddüt ettim başlıktan dolayı..
Evet bazıları millete cahil,muhafazakar,hizbullahçı diyor ayrımcılık yapıyor siyasetle eğitimle vb dinle ilgisi olmamalıdır diyo, bazıları Kurandan ayetlerle güya kendini haklı çıkarmaya çalışıyor bazıları gidiyo adam öldürüyo işte Kuran işte ayet diyo, işte burda zararlıdır Kuran’ı anlamadıktan sonra niye okuyosun ki aslında bunlar derin konular..
İşte insanın her türlüsü var ve yazıdaki gibi cahiller okuyunca bocalıyorlar anlamadan sormadan hüküm vermeye kalkıyorlar.Bunlar eğitimsizlikten başka bişey değil..
Ne diyelim Allah ıslah etsin.
Abim kendine iyi bak.Allah’a emanet ol…
selamün aleyküm
Yazı güzel olmuş.belliki Kuran dan beri olan kişilerin nefretini artırıyor.Düşünme yerine taassubları gereği ilahlarına (atalarının dinine) sımsıkı sarılmalarını sağlar.
Akletmeyenler davarlar(hayvanlar) gibidir.5/100
selva,, hamzat’a taş atmassan sewinirim başkalarını tanımadan laf etme burdan hem nerden biliyosun plajlarda güneşlenmeyip diskoya gitmediğini? Ben hamzatı tanıyorm onun için Lütfen birbirimizi kırmayalım.
Sevgili din kardeşim Ali Aksoy beyfendi.
Hemen şunu söyliim, yazınızı başından sonuna kadar iki defa okudum, iki defa okumamın sebebi anlayamamış olmam değil, bilakis nasıl bir amaç güttüğünüzü anlamaya çalışmamdır. Siz ve Sizin gibi hitabeti ve kalemi kuvvetli ve bir nebzde malumat sahibi insanlar, dine hizmet kisvesi altında çok sağlam zararlar verebiliyrsunuz. iddiama dair yazınızdan aşağaıda sadece iki örnek verecem.
ilk olarak sizi ittiham etmek istemem ama, 20 dakka boyunca okuduğum yazınızda sadece belli başlı ve herkes tarafından bilinen hastalıkları zikretmişsiniz ve tedaviye hiç deyinmemişsiniz. Kuran ı Kerim okumanın veya hakikatte okumanının kriterini yapmış ve toplusal irinleri ve yanlışları noktayı nazara vererek, insanların aklını karıştırmışsınız. Ayrıca size yapılan yorumlarada kaçamak cevap vermişsiniz. Belki benim bu açıklamam sitede yayınlanmayabilir ama en azından siz veya sizin ekipten biri okur diye yazıyorum.
evet Kuran İlmi Ezeliden , Efendimiz Muhammed Mustafa (ASM) a nüzul edilen, ve her asırda kendini okutan, tarifi sayfalara sığmayan hayattar ve mücessem bir eserdir. ve Kuran 4 ana başlık altında toplanabilir. Bunlar Tevhid, Haşir, Nübüvvet ve Adalet. şimdi kuran bu 4 ana başlığı esas almışken, bunlardan en mühimmi Nübüvvet olan Peygamberlik iken, ve kuranda bir çok yerde “Allahı seviyorsanız resulüne ittiba edersiniz.” “Şüphesizki Allaha ve resulüne ittiba edenler Kurtuluştadır” şeklide ifadeler varken, ve kuran Peygamber efendimizssiz olmazken siz kalkıp
“Fakat müslümanların korkunç derecede Kur’an’dan habersiz oldukları rahatlıkla gözlenebilmektedir. Çünkü, ‘ama bu dediğinizi Kur’an doğrulamıyor ki’ dediğinizde karşınıza çıkarılacak argüman, ya bir hadisdir… Kısacası teoride değil ama uygulamada müslüman, Kur’an’ı esas kaynak olarak gör(e)memektedir” şeklinde bir laf ediyorsunuz ve hadisleri sanki esas argüman değilmişçesine alıyorsunuz. Heyhattt efendimizin yaşantısından yoksun bir kuran, sadece sizin gibi Enaniyetlerine tabi ve kafalarına göre yorumlyanların şekillendirdiği bir kuran olurdu. Sonra başka bir satırda şunu demişsiniz
“…Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretleri Kur’an’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediliyor.”
şimdi en başta dediğim gibi yaraları saymış ama devadan bahsetmemişsiniz. birincisi herkes kuranı okusun ama herkes arapça bilmiyoru ayrıca araplar dahi,Kuranı sarf ne nahif ilmine göre okuyamazken biz nasıl okuyacaz, hemen burada siz devreye girersiniz ve meal okuyun dersiniz, peki sorayım size meal de birilerini yorumu değilmidir. evet yourmudur o halde kuranı hiç okumaynı gibi bir mana çıkıyor. sizin abiler , üstadlar diye kimi kasteddiğinizi anlamadım, ama bu ümmet, mevlanalar, imamı bağdadiler, imamı gazzaliler, şahı nakşi bendiler gibi üstadları yetiştirmişken ve 14 asırda her asrın hastalığınıa göre 380 bin tefsir yazılımışken sizin gibi bir yazar kalkıpta bunları eleştiriyor.
peki soryorum kuranı nasıl okuyalım, yüzünden okusak , laf demişsin, anlamını öğrenmemiz lazım, ee diğer üstadlara laf atmışsın, hepmiiz oturup işimizi gücümüzü bırakıp , sarf nahif ilmi öğrenip 50 yıllımızı kraate verip te kuranı kendi kafamıza göre mi yazalım.
Cerbeze diye buna derler, Maksat kafa karıştırkmak. haaa son bir şey daha Sizde kafanıza göre yorum yapmışsınız bakın şurada
“Allah, Kitabı’nın okunması için herhangi bir merasim emretmemişken -Allah müşriklere pislik (necaset) payesini biçtiği (15) halde onlara bile Kur’an’a dokunmayın dememişken- bizim mollalarımız abdestsiz dokunmayı, çocukların dokunmasını, diz üstü çökerek okumanın dışındaki pozisyonları yasaklamışlardır! Fakat Allah O’nu zikretmenin yatarak bile olabileceğini bildirmektedir (16). ”
bakın kuranda müşriklere verilen izinden bahsediyor ama burada müminlerden bahsetmiyor ama sen kafana göre yorum yapıp, üstteki cümleyi kuruyor ve bunu desteklemek için, bazı hocaların bazı yanlış yaptığı uygulamalrı öne sürüyorsunuz.
Neyse umarım , Kuranın şiddetle nehyettiği, enaniyet ve benlikten kurtulur ve dikkat buyurursunuz.
size bir hadis meali söylim , hoş şimdi bunu kabul edermisiniz bilmiyorum ama Efendimiz ASM. diyorki
“insanlar helaktadır, alimler hariç, alimlerde helaktadır ilmiyle amel edenler hariç, ilmiyle amel edenlerde helaktadır, ihlaslılar hariç,”
demekki bilmek yetmiyor, yapmak da lazım, bunu yaparkende, ihlasla sırf Allahın rızası için yapmak gerekli. şunu unutmamak gerekliki bir damla ihlasla yapılan amel, binler ihlassız amele müraccahtır.
Sağ ve Selametle Selamun Aleyküm.
allah razı olsun
Sn.Ali Aksoy burada, nice başka konularda ilmi araştırma yaparken bu siteye ve bu yazıya rastladım.Tahminime göre tarihi de epey bi geçmiş.aslında bu yazıya pek yapılacak katkı da yok, Kur’an okunurken abdestsiz okunabilme haricinde bütün kelimelerin altına imzamı şiddetle atarım.
Devamında alttaki yorumlara baktığımda yüzümde oluşan tebessümle beraber insanlarımızın anlayış bakımından ne kadar değişik(!) olduğunu gördüm.Evet galiba böyleler gerçekten ve hicivden,teşbihten,kimin neyle ne ifade etmek istediğinden malesef pek de haberdar değilmiş izlenimleri verdikleri aşikar.:)Bunun yanında okumaktan bahsedilen bir yazıyı eleştirip ve de aynen içinde dile getirildiği gibi okumayı da pek sevmeyen kesim sadece başlığı görüp yorum atarak kendilerini ele vermişler. neyse yazılabilecek birsürü şey var öncelikle her fırsatta buna kabil düşünceleri dile getirip de bir anda dinden imandan haberi yok bunun dercesine üzerime gelen bakışlara siperlenirken,bu görüşler neticede bilenip daha da gelişti bende.Malesef günümüz insanı şirke batmış durumda.Kimisi edindiği şeyh-veli-nebi(neredeyse!) karması acizlerle(ki hepimiz aciz kullarız) kimisi edindiği bilmem ne başka nevi şahsına münhasır kutsallarla ve hatta Alemlere Rahmet Peygamberimiz (SAV) ile bile şirk yoluna gitmekte, şeytan ise yaptıkları şeyleri süslü göstermektedir.Belki biz de burada bunları demekle yanılıyoruz fakat yanlış yapmaktan Allah’a sığınırız.