Ölmüşlerin arkasından Yasin suresi okumak sünnet midir?

Ölmüşlerin arkasından Yasin suresini okumak Kur’an’a ve Kur’an merkezli Sünnete kesinlikle zıt olan çirkin bidatlerden bir tanesidir. Bu bidat Asrı Saadette ve Hülefa-i Raşidin döneminde yoktu.Sonraki dönemlerde Emevi saltanatının Kur’an’a rağmenci davranışlarının sonucunda ortaya çıkan bidatlerdendir. Bu bidatler, atalarından gelen malumatları kesin nasslarmış gibi kabul eden ve asla eleştiremeyen mukallit hocalar ve o hocalara tabi olan cahil kalabalıklar sebebiyle sürüp gitmektedir.
Şimdi bu konuda delillerimizi sıralayalım.
Kur’an-ı Kerim’de çeşitli hitaplar vardır. Bu hitapların tamamı dirileredir. O’nda Mü’minlere,kafirlere, müşriklere, münafıklara…vb hitaplar bulunmaktadır. Ama hiçbir zaman ölülere hitap yoktur. Çünkü o bir hidayet rehberidir. Ölülerin o rehberden faydalanma imkanları ortadan kalkmıştır. Hatta bidatçilerin ölülere okudukları Yasin suresinin 70. ayetinde bile “dirilerin uyarılması için” Kur’anın vahyedildiğinden bahsedilmiştir. Ama bidatçiler ayeti görmezden gelip, atalarının izinden yürümek adına Kur’an’a rağmenci anlayışlarını ısrarla sürdürürler.
Gelenekçiler, İslam fıkhının kaynaklarını sayarken formalite icabı Kur’an-ı Kerimi en üste yazarlar. Ama iş uygulamaya geldiğinde O’nu diğer delillerin ispatı için içerisinden malzeme aranan bir konuma düşürürler. Maalesef olaylara objektif olarak bakamadıkları için içinde bulundukları hali de pek idrak edemezler. Şimdi Allah’ın kitabında ölen kardeşlerimiz için ne yapabileceğimize bakalım. Haşr suresinin 10. ayetinde “…Rabbimiz!, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla…” buyrularak mü’minlere yapacakları açıklanmıştır. Yani ölmüş olanlara dua edeceğiz. Bidatçiler uydurulmuş hadisleri ve atalarından nakledilen fasit kıyasları temize çıkartabilmek için “dua okumak Kur’an okumakla aynı şeydir” diye te’vil etmişlerdir.
Gelenekçiler İslam fıkhının kaynaklarını sayarken sıralamanın ikinci maddesine Sünneti koyarlar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi maddenin ikinci sırasındaki sünnette sıralamaya formalite icabı yazılmış, iş uygulamaya gelindiğinde sünnetlerin yerini sünnete aykırı bidatler almışlardır. Bu konu bunu ispat etmek için en güzel örnektir. Bilindiği gibi Asrı saadette Peygamberimizin ölmüş olan mü’minlere evde veya mezarlık da Kur’an okuma gibi bir sünneti yoktu. Bu konuda hiçbir alimin farklı bir yorumu olmamıştır. Sünnet düşmanı gelenekçilerin bile istemeseler de kabul etmek zorunda kaldıkları gerçek budur. Ne Hz Peygamber yaşıyorken sahabenin ölmüş olanlarına, ne de kendisi öldüğünde diğer sahabelerin O’na Yasin okuma gibi bir merasimi olmamıştır. Hatta hülefa-i raşidin döneminde de böyle bir uygulamanın olmadığı ortadadır. Allah’ın kitabını tebliğ ve tebyin eden Hz Muhammed’in ve O’nun izinde giden halifelerin yaygın uygulamasının ölene dua etmek olduğu ortadadır. Onların ölülerine asla Kur’an okumadıkları da ortada… Ey Bidatçiler; başkalarına sünnet inkarcısı iftirasını atarken asıl siz sünnete karşı bidatler çıkartıp onları hafife alıyorsunuz. Sünnete karşı çıkarken kendinizi savunacak deliliniz var mı? Sizi ve usulünüzü(ki ben buna usulsüzlük diyorum) çok iyi tanıdığım için delil diye vereceklerinizi de bura da aktarayım. Siz “Ölülerinize Yasin okuyunuz” hadisine inanarak yukarıdaki sünnete muhalefet ediyorsunuz. Yukarıda da açıkladık, Peygamberin ölülere Yasin okumadığı apaçık ortada… Yani bu sözü bir tanesi Peygamber adına uydurmuş, biz bunu metinden kolaylıkla anlayabiliyoruz. Ne yazık ki Ebu Hanife’nin yolunda olduğunu sananlar, O’nun metin tenkidine dayalı sünnet anlayışının farkında değiller. Onlar Ebu Hanife adına fatura edilen rivayetleri koruma mücadelesi verirken, O’nun metoduna ihanet etmektedirler. Ölülerinize Yasin okuyunuz hadisinin uydurma olduğunu klasik Hadisçi Elbani bile kitabında açıklamıştır. Hadis münkati ve illetlidir. Ölüye Yasin okunması konusunda sahih BİR TANE bile hadis yoktur. İlgili hadisteki “Ölüleriniz” kelimesini Hanefiler dışındaki mezheplerden Şafiiler ölmek üzere olanlar diye açıklamıştır. Bu konuda Nevevi’nin görüşlerine bakılabilir. İbn-i Mace aynı hadisi “Ölmek üzere olan hastanın yanında konuşulacak şeyler ” babında açıklamıştır. Ahmet İbn-i hanbel’ de Ölmek üzere olanların yanında okunduğunda ruhun çıkması kolay olur…” vb şeklinde yorum getirmiştir. Ama dikkat edin burda da açıklanan ölüye okuma değil, ölmek üzere olanlaradır. Hanefiler dışındaki üç mezhebin görüşlerine de baktığınızda ölülere Kur’an okunmayacağı açıkça görülecektir. Kur’an, Kur’an merkezli Sünnet ve eski mezhep imamlarının çoğu ve yeni araştırmacıların tamamına yakını ölülere Kur’an okunmaması gerektiğinde ittifak etmişken, sizler Ebu Hanife’ye fatura edilen uydurulmuş bilgilerden yola çıkarak halen Kur’an ve Sünnete aykırı hareket etmeye devam edecek misiniz. Yoksa bu şişi ulemalarımız çözdü, bin senedir kimse anlamadı da sen mi anladın türü demagojilerle insanları avutmaya ve uyutmaya devam edecek misiniz. Mezhepçilik ve hizipçilikle oyaladığınız masum müslümanların yakasını bırakın… Bir taraftan Kur’an’ın zor anlaşılacağı yalanıyla onları O’nu anlamaktan alıkoyuyor, diğer taraftan da atalarınızdan gelen doğru-yanlış karışımı ayrıntılarla onları uğraştırıyorsunuz. Bakın işte! Yaptığınız bidat; Kur’an’a, Kur’an merkezli sünnete zıt olduğu gibi, sizinde itibar ettiğiniz alimlerin görüşlerine de zıt… Artık bırakın bidatlerle insanları aldatmayı… Siyonistler, emperyalistler…vb sözlerle islam düşmanlarını suçluor, ama hiç kendi suçunuzu bertaraf edecek özeleştiri yapmıyorsunuz. Bu ümmetin acılar içerisinde kıvranmasında sizin hiçmi payınız yok?Hizipçilik Kur’an’a aykırı değil mi? En’am suresinin 159. ayetinde hizipçilik yapanların yanlışlığı apaçık açıklanmışken, siz insanları hizipçiliğe(Kendi Cemaatınıza) davet ettiniz. Hatta Allah’ın ipine sarılın ayetini bile anlamöının tam tersine cemaate sımsıkı sarılın şeklinde açıkladınız. Ve maalesef Allah’ın ayetini yaptığınız ilhadi yorumlarla çarpıttınız. Bunu da atalarınız mirasını kurtarmak ve temize çıkarmak için yaptınız. Kur’an’daki Ehl-i Kitapla ilgili ayetlerdeki din alimlerinin düştükleri hatalardan Allah aşkına siz berimisiniz? Aynı konumda olduğunuzun farkında değil misiniz. Bugüne kadar hep ilmi delille gelindiğinde ilme tabi oluruz diyordunuz. İşte size ilmi deliller, bakalım ilme mi yoksa mezhepçilik ve hizipçiliğe inatla devam ederek hevanıza mı tabi olacaksınız? Ben Hz Peygamberin peygamberliğinin başladığı ilk dönemi açıklayan Hicr suresinin 94. ayetindeki gibi “Kulaklarını patlatırçasına anlat” ayetinin gereğini yaptım, umarım sizde “işittik, isyan ettik” diye ayette açıklanan kişilerin konumuna düşmez ve sözü dinleyip en güzeline tabi olan mü’minlerden olursunuz. Ne mutlu Allah’ın kitabına tabi olanlara, Ne yazık BİLE BİLE PEYGAMBERİN SÜNNETİNİ TERKEDİP, ATALARININ YORUMLARINI HAKLI ÇIKARTMAK ADINA PEYGAMBER VE SAHABE ADINA FATURA EDİLMİŞ 1-2 UYDURMA RİVAYETE TABİ OLANLARA….
Kaynak: Ali Umuç

dua ibadettir buyuruyor allahu taala
dua edin duanıza icabet edeyim
siz hangi halka allahın ayetine karşı geliyorsunuz önce okuyun
sonra konuşun allahu taala ölülerinize yasin suresini okuyunuz
buyuruyor mülk suresi ölmüş kişinin azabının kaldırılması içindir
allahın nimetidir dua dünya dua üzerine kurulmuştur.
Selam Ravza;
Sen de takdir edersin ki, bu yazının yazılma gayesi insanların ölüleri için dua etmelerine yahut Yasin okumalarına engel olmak değildir.
Bu sitede bulunan tüm yazılar, Kuran’ı “ölülere okunan kitap” durumuna getiren “gelenek dinine” bir başkaldırıdır.
Onları, Aziz ve Rahim’in indirdiği yola davet etmektir.
Bak bu ülkede büyükşehir mezarlıklarında megafonlardan Kuran okunuyor. Kim için ? Mezarda yatan ölüler için mi ?
Halbuki bu Kuran “diri olanların uyarılması” için indirilmiştir. (Bkz:Yasin;70)
Şu halde, Kuran’ı “üfürük kitabı” yahut “ölüler için okunan kitap” haline getirenlere ne demek gerekir ?
En iyisi Kuran okumanın zararlarından bahsedelim, belki Kuran’dan indirilme amacının haricindeki her şeyi umanlar için yol gösterir.
Kuran okumanın zararları
Dua meselesinde de sitemizde yeterince yazı mevcuttur.
Bakınız;
Dua
Selam ve dua ile…
kuran okumanın zararı demek bile büyük günahtır
nasıl bir zararı olabilir ben kuranı kerim okuyorum
insalara gönderilmiş yüce kelamdır sizin dediğiniz gibi üfürükcüler insanları aldatmak kandırmak amacı için kullanmaları aslında kendilerini kandırırlar farkında değiller.
ölülere yasin okunur ister kabir başında ister evde ölmüş kişiye faydası vardır yasin okuyup ruhuna hediye etmek allah çok merhametli çok affedicidir allahtan çok korkmalı ve allahı çok sevmeliyiz kuranı kerim rehberimizdir allah herkese akıl vemiştir
Selam Ravza ! Ah Ravza …
İşte bak, ezbercilik ve taklit ne katar kötü ve insanı ne kadar zora sokuyor.
Ne demiş Alemlerin efendisi;
“Zannın çoğundan kaçının”
“Hakikatte zan gerçek adına hiç bir şey ifade etmez”
Sen bunu yazıncaya kadar yahu bu adam ne demiş diye bir okusan, şu yazdığının silinmesini istersin. Bak bakalım Kuran okumayı zararlı gören bizlermiymişiz, yoksa gelenek dinine, mezhep dinine tabi olanlar mı?
ama başkalarının böle düşünüyor olması
sizinde sanki onlara hak veriyormuş gibi bi haliniz var
Selam Ravza;
“Kuran Okumanın Zararları” başlığı dikkatini çekti değil mi ?
Yazıyı okursan inşaallah neden bu hususta titizlik ettiğimizi göreceksin inşaallah…
yazınızı okudum ama siz neden böle söylüyorsunuz
doğrusunu biliyorsunuz sonrada aksini söylüyorsunuz bu konuyu
biraz daha açıklık getirirmisiniz sizinle yüz yüze konuşmak isterim.ne demek istediğinizi ancak ozaman anlarım
Selam Ravza…
Sitenin sağında bulunan;
Kuran’ı anlama rehberi – 1. Bölüm
Kuran’ı anlama rehberi – 2. Bölüm
Kuran’ı anlamada yöntem
Kuran’ı anlamak üzerine…
Kuran’ı üfürük kitabı yapanlar
Kuran’ı kimler anlamaz ?
Kuran’ı Kuran’la tanıyalım
Kuran’ın anlaşılmasının önündeki engeller ve Kuran’ın istismarı
Konularını okumanızı ve en son üzerinde çok durduğunuz konuyu okumanızı tavsiye eder, gerçekleri görme yolunda zihninizi şeytandan arındırmanızı, sakındırmanızı ümit eylerim..
Selamet ve sevgiyle..
Slm Ali aksoy islam dininin bütün emir ve yasaklarını sadece Kur’an-ı Kerim de Allah(c.c) ın bildirdiği emir ve yesaklarda arıyorsunuz.Eğer Cenab-ı Hak Kur’ANI kERİM de bütün ibadetlerin yapılış şeklini ve insanın içtimai boyutunu açıklasaydı mutlaka onlarca cildi aşardı.Halbuki Rabbimiz Kur’anı kolaylaştırdığını söylemiştir,neden ayrıntıları açıklamadığını sorsanız belki deriz ki yüce Peygamberin(s.a.s) sünneti senniyesi ve hadisi şerifleriyle bu ayrıntılara açıklık getirmiştir.Çünkü biz inanırız ki Peygamberler her ne söylemişlerse söyledikleri sözler ve davranışları mutlaka Allah’ü Teala nın razı olduğu şekildedir.Siz Kur’anı Kerim-i okuyorsunuz güzel bunu her müslümanın yapması lazım ama bir de okurken teville başvurup tefsirinizi bir araç olarak kullanabilirsiniz.Yani hadisin ravillerine güvenmemekle sahih hadisleri inkar edebilirsiniz.Mesela Kur’andaki bazı ayetlerde Allah(c.c) ın kudret elinden v.s cismaniyeti belirten ayetleri Efendimizin bildirdiği Allah(c.c) sıfatlerıyla açıklamasak halimiz ne olur.Onun için tefsir işlemi birçok ilim alanını bilmekle olur.Hatta bazı anlamı kapalı ayetleri tevile kalkışmak küfre kadar götürür.
selam aleykum
Yazi yi okudum ve buna benzer bir cok görüs var.
Fakat bazi seyleri göze almadan kaleme alinmis. Yada isine geldigi gibi yazilmis.
Yazi da su ayet örnek verilmis.:
“…Rabbimiz!, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla…”
Oysa ayni sekilde “ölülerimi bagisla diye ” du dualar var Islamda. Yukardaki verdiginiz Örnek evet ayettir ama bu ölülerin arkasindan okunmayacagi manasina gelmez.
Evet konu karmasik bir konu ve tartismaya acik. Benim dilegin alimler bir araya gelsinler ve ortak bir fetva versinler. Herkes kendi yorumuna göre fetwa verince müslümanlarin akli karisiyor. Aynen benim oldugu gibi.
vessalam