28
Apr
08

İyiliğin Pusulası: Zekat, İnfak

Kuran’da kendisine yeterince atıf yapılıp gündeme getirilmesine rağmen insanların gündeminde bir türlü yer alamayan bir ibadettir zekat…

İnsanı, Allah’tan gayrısından vaz geçmeye teşvik eden, bunu öğreten zekat…

Din direği / temeli deyince insanların çoğunun aklına şu gelir: “Namaz dinin direğidir”

Namaz dinin direğidir de zekat dinin neyidir ?

Zekat; ne şekilsel, bilinmeyen söz dizilerinde kurgulanmış namaz dininde,
ne de başörtüsü dininde kendine hak ettiği yeri bulamamıştır.

Hatta Kuran’a yönelme çabasında olanların da gündeminde Kuran’daki yerini bulamamıştır.

Namaz, kişiyi ihya eder. Topluma katkısı ise ihya edilmiş kişi üzerinden olması nedeniyle ancak dolaylı yoldan olabilmektedir. Ama zekat, hem kişiyi hem de toplumu doğrudan ihya eder.

“En sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça asla iyiliğe ermiş olmazsınız” diyor Allah…

Ne bir oran söylemiş, ne de “hangi şeylerin sevilmekte olduğunu” …

Çok sevdiği oğlunu dahi harcamaya azmeden bir Peygamberi de övdükçe övmüş…

Mutlak iyiliğe ermek isteyenlere de, ihtiyaç fazlasını harcamayı tavsiye buyurmuş…

Ki, böylece kulları bütün mülkün ancak şanı çok yüce Allah’ı n olduğunu bilsinler…

Ki böylece kulları her günün yarınını biriktirdikleri şeylerin değil, Allah’ın kurtaracağına tastamam iman etsinler…

Ki böylece kulları Allah’tan başka her şeyden yüz çevirsin, mülkün ve her güzel sıfatın sahibine yönelsin.

Ki böylece kulları, hayır yarışlarında taa en öne koşanlardan olsun.

Sonra teselli etmiş onları, dünya hayatında Allah için harcanılan her şeyi aynen iade edeceğini taahhüt etmiş.

Sonra müjdelemiş… Onların harcadıklarını, yedi başak bitiren ve her başağında yüz dane bulunan bir daneye benzetmiş… Bir harcanana ahirette yediyüz karşılık vaad etmiş…

Allah için harcayacakları ikaz da etmiş: Gözünüz kapalı alıcısı olmadığınız, bayağı şeyleri vermeye yeltenmeyin ! Vereceğinizi, sahip olduğunuzun en güzelinden verin. En sevdiğiniz şeyden harcayın.

Sonra bir de şunu söyleyerek ikaz etmiş: İyiliklerinizi başa kakma yoluyla iptal etmeyin. Güzel bir söz, ardından başa kakma gelen sadakadan daha hayırlıdır.

“Allah’ın kendisine rızk vermediğine biz mi verecekmişiz” diyen her kibirli haddi aşmış kimseyi de elem verici bir azapla uyarıp kınamış.

İçerisinde açlık hüküm süren ve kendisine hem yerin üstünden hem altından rızk verilmiş bulunan bir memleket ahalisinin “Müslim” olduğunu iddia etmesi mümkün değildir.

Dünyanın her bir yerinde açlık hüküm sürerken biriktirenler kendilerine yazık etmişlerdir. Çünkü maldan harcamada yardım edilecek kişinin dinine, diline, ırkına bakılmaz. İhtiyaç fazlasından biriktirenler, biriktirdikleri her kuruşun hesabını vereceklerdir. “Rabbimiz ! Biz sana değil de, biriktirdiklerimize güvendik” diyecekler kimlerdir ?

İnsanların birbirinden değil bir rızkı, güzel bir sözü dahi sakındıkları şu devrana ve buna sebep olanlara, katkı sağlayanlara, buna karşı direnmeyenlere yazıklar olsun !

Allah, kıyametten sonra yarattığı her şeyi bir kül halinde derleyip topladığında, “Bu gün mülk kimindir” diye sorduğunda “Benim” diyebilecek kim?

Allah, “Ürününüzü devşirdiğinizde de hakkını verin” demişken, üç beş kuruş fitre vermek için Ramazan’ı bekleyenlerin vay haline !

Kim, hangi nimete kavuştu ise gecikmeksizin onun hakkını vermelidir.

Allah, kendi yolunda harcayanların harcadıklarını iade edeceğini vaad buyurmuşken bundan şüphe edip verdiği sebebiyle fakirleşeceğini düşünenlerin vay haline !

Vay o ne söylediğini bilmeden namaz kıldıklarını için namazda aklı fikri biriktirdiğinde / biriktireceğinde gezenlerin namazına !

Onca insan açlık çekerken “biz eğitime yatırım yapıyoruz” diyenler de kendilerine yazık etmişlerdir. Yoksa Allah; yardımın kimlere dağıtılacağını sekiz sınıf halinde sayarken yanıldı da O’nu sizler mi düzeltiyorsunuz ?

Kim bir fakirin evinde ışık yakarsa Allah onu mahşerde nur üstüne nurla aydınlatsın.

Kim bir fakirin evine su getirirse Allah onu en güzel nimetlerle suvarsın.

Kim bir fakirin evine aş sunarsa Allah onu alemlerde hiç kimsenin bilemeyeceği rızıklarla rızıklandırsın.

Kim bir fakirin evini ısıtırsa, Allah onu daima alevlenen bir ateşten muhafaza buyursun.

Kim bir fakiri giyindirirse Allah da onun kusurlarını giyindirip, örtsün, mahcup ve pişman kılmasın.

Kim bir fakirin şifası için harcarsa Allah onu çaresiz bir günün çaresiz dertlerinden emin kılsın.

Kim bir fakiri borcundan kurtarırsa, Allah onu kendi Zatına karşı olan tüm borçlarından azad eylesin.

Kim bir fakirin kirasına kendinden katıp karıştırırsa, Allah onu en güzel meskenleri ile ödüllendirsin.

Kim, kimsesiz çocukları sevindirirse, Allah onu içinde hiçbir kimse ile ne bir dostluk ne bir alışveriş, nede bir şefaatin olmayacağı gün kimsesiz bırakmasın. O gün ona dost olsun.

Kim bir ihtiyarın işini görüp,ihtiyacını giderirse Allah onu çocukları ak saçlı ihtiyarlara çeviren günün korkusundan muhafaza etsin. Herkesin korku ve endişe ile diz çökeceği gün, dizlerine ve kalbine derman olsun.

Kim haksızlığa uğratılmış bir fakirin hakkını müdafaa eder, bu yolda harcarsa, hesabın pek çetin olduğu o gün, onun bu ameli kendisinin müdafaacısı olsun.

Hayır yarışlarında taa en önde olmak için yarışanların akıbeti ne güzel !

Vaadinde sadık, hiçbir şeye muhtaç olmayan, alemlerden müştağni ve bütün mülk ve kudretin sahibi olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir !

Celalet, İzzet ve ikram sahibi Allah’a hamd olsun !

Ali Aksoy, 16.01.2008


0 Yanıt, “İyiliğin Pusulası: Zekat, İnfak”



  1. No Comments Yet

Yorum Yapın




Akıl ve Kuran Sempozyumu

Aliaksoy.net Yazı Listesi

İstatistik

  • 280,305 Ziyaretçi

Burada

web tracker

Engellenen korsan yorumlar