D U Y U R U

Dostlarım;

Bu günden itibaren (26.07.2007) internet sitemde bestelerim ve şiirlerim ile kişisel bir kaç yazı müstesna olmak üzere bütün siyasi mülahazaları terkediyorum.

Ziyaretçilerimiz arasında her görüşten insanın bulunabileceği ve siyasi görüşlerdeki ayrılıkların bu sitede yazılı hususların ön yargılı yahut daha az okunmasına sebebiyet verebileceği ihtimali aşağıda belirtilen husus ve prensiple birlikte beni böyle bir karar almaya itmiştir.

Sosyal çalışmalarımda tatbik etme kararlılığında olduğum husus aşağıdaki ayeti kerimede özetlenmiştir.

“… benim tehdidimden korkanlara sadece Kur’an’la öğüt ver.” (Kaf,45)

Şiir ve beste çalışmalarım müstesna olmak üzere, bundan başka her yöntemi terkediyorum.

Bu nedenle, bundan böyle internet sitemde siyasi içerikli hiç bir yazı yazılmayacağı gibi, yorumlar da yayınlanmayacaktır.

Siyaset ve toplum adına konuşulabilecek hiç bir mesele bu sitede “Kuran” kategorisinde anlatılan meselelerden daha önemli olamaz.

Çünkü Allah; “… bu Kur’an en mühim bir haberdir” (Sad,67) buyurmuştur.

Peki, “sadece Kuran’la öğüt vermek” yeterli midir ? Bunun da cevabı Allah tarafından verilmiştir:

“Yemin olsun, biz bu Kur’an’da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık.” (İsra,89)

Demekki, Kuran tebliğ konusu ve verilen misaller bakımından tamdır.

Siyasi kimliğimi bilerek bu siteye gelen dostlarıma bu anlamda hiç bir şey veremeyeceğim için şimdiden özür diliyorum.

Saygılarımla.

Ali Aksoy

 

 

 

 

grs-medium.jpg

1975 Yılında Antalya’da doğdum. İlk öğretimimi Antalya’da tamamladıktan sonra iki yılı Eskişehir Fatih Fen Lisesinde, bir yılı da İzmir Özel Yamanlar Fen Lisesi’nde olmak üzere orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. Üç yıl Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümünde , yedi yıl Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk bölümünde okudum. On yıllık üniversite maceram 2002 yılında Hukuk fakültesi diploması almamla son buldu.

grnt061-large.jpg

 

Müzik Yaşamım

 

Müzik benim için ilkokul yıllarında; öğretmenimin, “Sen fülüt çalamıyorsun…” gazıyla başladı. Bir yıl özel fülüt dersi aldım ve hayatımın ilk konserini ilkokul yıllarında verme şansına eriştim.


Ortaokul yıllarında ise eskiden beri içimde yer alan klavye tutkusunu dindirmek için bir yıl da özel piyano dersleri aldım. Fen Lisesi yatılı olduğu için ortaokuldan sonra müzik öğrenimim kesildi. Lise yıllarımda devreye bağlama girdi. Bağlamayı ders almadan kendi kendime çaldım. Sonra da vazgeçilmezim oldu.


Halka açık ulusal konserler ise üniversiteye ilk gittiğimde Ülkü Ocakları Genel Merkezi’ne katılmamla başladı. Bunun ardından takriben dokuz yıl sürecek hareketli bir konserler yaşamım oldu. Anadolunun hemen hemen her yerinde irili ufaklı bine yakın konsere katıldım. Bu süreçte çok insanlarla tanıştık çok şeyler yaşadık. Yollar büyük anılar ve düşünceler verdi bize…

Albüm çalışmam ancak 1999 yılında Akbaş Plak bünyesinde “Kar Tanesi” albümü ile başladı. Bunun öncesinde, Ankara’da Mevlevi tarikatı için, Celalettin Ada ile birlikte Grup Akran “Sisler İçinden” adlı bir albüm yaptık. Fakat bu piyasaya sürülmedi. Sadece tarikat içerisinde dağıtıldı. Kaset piyasada bulunmadığı ve hiçbir reklam yapılmadığı halde halen daha kasetin örnek kopyalarını isteyenlere yetişemediğimi, pek çoklarına da mahcub olduğumu söyleyebilirim. Aslında çok kompleks ve profosyonel bir yapım değildi. Ben bu kaseti ta lise yıllarımda, mevcut ilahi kasetlerindeki müzik katliamlarına kızmam neticesinde Allah’a verdiğim bir sözün gereğini yerine getirmek için yapmıştım. Alanında ilk oldu diyebilirim. İnşallah önümüzdeki yıllarda bunun güncellenmiş halini piyasada görebiliriz.

Kar Tanesi albümünde çok profosyonel bir ekiple çalıştık. Ancak albüm benim tarzımı yansıtmaktan çok uzak olarak tamamlandı. Yani tecrübe edindim diyebilirim. Albümdeki “Verem Eyler” adlı parçaya video klip çekildi ve bu kasetin promosyon dönemi boyunca tüm televizyon kanallarında yayınlandı. Aynı dönem içerisinde promosyon döneminin bir gereği olarak radyo ve televizyonlarda onlarca programa iştirak ettim.

Yapımına katıldığım albümler de oldu… Ülkü Ocakları Genel Merkezince hazırlanan “Kızıl Elma 1” adlı albüme bir şiir ve bir beste ile katıldım. Konya’da bulunan Metehan kardeşim ve bazı arkadaşlarımızla birlikte Grup Orhun’u kurduk. Bu grup için bir albüm hazırladık ama onu piyasaya sürmedik. Tekrar elden geçirme ve yenileme kararına vardık ve bunun çalışmaları halen devam ediyor. Konserlerden veya radyo programlarından kopyalanarak elden ele dağıtılanlar ise zaten insanların malumudur. Bu bir övünme değil… Zira siyasi parçalarımı başka yollarla kimse edinemez. Hatta, siyasi parçalarımın çoğunu teknik imkansızlıklar sebebiyle sahnelerde okumadığım için beni sahnelerde sürekli olarak dinleyenler dahi bunların pek çoğundan haberdar değildir. Geneli, Doğu Türkistan’daki gerilla mücadelesini tema edinmiştir. Bunlar kısmet olursa kendine has bir radikal siyasal seri olarak insanlarla buluşacak. Eserlerimi kategorize ederek yayınlama niyetindeyim. Kar Tanesi’nin devamı olarak sevda parçaları, Siyasal Seri, İlahi Serisi, Konser Albümleri ve Entsrumental bestelerden oluşan albümler olarak ayırmayı düşünüyorum.

Bestelerimi sanatçı arkadaşlarımla paylaştığım da olmuştur. Aşık Sefai, Arif Nazım, Osman Öztunç, Atilla Yılmaz, Mustafa Aksoy, Ozan Davut bunlardan bazıları…

Müzikal çalışmalara ek olarak bir şiir kitabı hazırlığım da var….

 

grnt016-large.jpg

 

Siyasal Süreç

Siyasete, Ermenistan’ın Karabağ’ı işgalini protesto eden bir mitingle başladım. Bunun öncesinde tek işimiz ders çalışmaktı. Bu mitingde sadece Milliyetçi Çalışma Partisi’nin bayrak ve pankartlarının olması, diğer partilerin böyle bir mitingde bir araya gelememiş olmaları benim de tercihimi belirledi. Öteden beri taşıdığım milliyetçi duyguları ancak bu çatı altında geliştirebileceğimi anladım. Bu konuda çok hızlı bir literatür taraması ve okumadan sonra diğerleri ile aramdaki farkı kapattım. Zira bunun öncesinde siyaset adına hiçbir şeyle ilgilenmemiştim.

Üniversiteye gittiğimde olaya direk Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde başlamamız ise bana siyaset adına çok şey kazandırdı. Ülkücü Hareketin sevk ve idare merkezinde bulunmakla, olaylara başka açılardan bakma imkanını elde etmiş oldum. Konserlerde de tüm yurdu ve teşkilatları gezip, bölgesel gerçekleri ve yönelimleri inceleme, analiz etme fırsatım oldu.

2001 Yılında bazı yönetim zaaflarına tavır olarak Ülkü Ocakları Genel Merkezinden ayrıldım. Hukuk fakültesinden arkadaşım olan Tarkan Toper ve aynı devreden Türkçü arkadaşlarımızın çağrısı ile Ata Ocaklarının kurulumunda görev aldım. Ata Ocakları Genel Merkezinde genel başkan yardımcısı olarak bir müddet çalıştım. Daha sonra mevcut ATP yöneticilerinin siyasal ve doktriner anlamda bizim umduklarımızı karşılayamayacaklarını görünce, yurt geneline öteden beri istişare halinde bulunduğumuz genç kardeşlerimizle beraber Demokratik Ülkücü Gençlik Hareketi’ni kurduk. Esas itibarla biz, Ata Ocakları’nın kurulum aşamasında da, hiçbir partiye bağımlılığı olmayan, Türkçü çizginin net olarak sergilenebileceği bağımsız bir gençlik örgütlenmesini savunmuş fakat, diğer arkadaşlarımızın, Ata Ocakları kapısının denenmesi gerektiği yolundaki genel eğilimlerine saygı duyarak iştirak etmiş ve bu yollu girişimlerimizi tehir etmiştik. Nihayetinde, 3 Mayıs 2002 tarihinde Demokratik Ülkücü Gençlik Hareketi benim öncülüğümde kurulmuş oldu. Bu oluşumun çalışma ilkeleri ve genel doktrini ilgili yayın organlarında yazılıdır. Çalışmalarımız halen devam ediyor…

 

İlgi Alanlarım

İlk olarak çok geniş yelpazede meseleler üzerine çalıştığımı, düşünceler ürettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Bunların başında da Din bilimleri ve özellikle tefsir gelir. İslam dininin akaid ilkeleri ile bağlantılı olan, metafizik mevzuları inceler ve bu hususlarda çokça düşünürüm. Yaratılış, zaman, mekan, kader, ezeliyet, Allah’ın isimleri, sıfatları ve sünnetullah bunların başlıcalarıdır. Bununla ilişkili olarak, Allah’ın adaleti yani mutlak adaletin nasıl tesis ettiği ve edeceği üzerine düşünce ve çalışmalarım var. Bunları bir kitap olarak derlemeyi düşünüyorum. Yine aynı doğrultuda, Kur’an ve Devlet yönetimi ve Kur’an Siyaset Usulü üzerine araştırma ve çalışmalarım, konunun önem ve özelliğine binaen uzun yıllardan beri devam ediyor. Bana göre, Kur’an-ı Kerim’de, sevk ve idare bilimlerine ilişkin çok önemli ilkeler yer almaktadır. İslam literatüründe bu alana ilişkin yazılan eserler, Kur’an kaynaklı olmaktan ziyade, kişisel görüşler, tavsiyeler ve tarihi menkıbeler üzerine kuruludur. Ben olayın sadece Kur’an kaynaklı bölümleri üzerinde çalışıyorum ve inşallah bunları da bir kitap olarak diğer insanlarla paylaşmayı umuyorum.

Sevk ve idare ile ilgili olarak yine, Strateji bilimleri üzerine çalışmalarım var. Bu da bir hayli kapsamlı bir konu. Ulaşılmak istenen bir hedef için strateji geliştirirken kullanılacak örnek ve sistematik yöntemleri, “Sistematik Strateji” adlı bir çalışmada topluyorum. Strateji geliştirme işi mutlak olarak sistematize edilemez ama olabildiğince sistemleştirilirse kullanıcılar ve analizciler için büyük kolaylıklar sağlar.

Felsefi olarak, biraz önce andığım Adalet felsefesi ile iletişimin insan ve toplumların gelişimindeki rolü gibi hususlar ilgim dahilindedir. Genel yaklaşım tarzı olarak faydacılık ekolünü benimsediğimi söyleyebilirim.

Meslek olarak ta benimsediğim Hukuk alanında da, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, Ticaret Hukuku ve sözleşmeler hukuku ilgimi çeker. Aynı düzlemde, İslam Kamu Hukuku da daimi olarak dikkat ettiğim alanlardır. Benzer olarak bir nevi Allah’ın kendisi için belirlediği kurallar veya uygulama teamülleri diyebileceğimiz Sünnetullah kaideleri de hukuk bağlamında incelediğim bir konudur.

Tabiat daima ilgimi ve hayranlığımı çekmiştir. Zira tabiat aslında sünnetullahın önemli bir bölümünü barındırır ve tabiat her mevzuda bilgi edinmek isteyenler için içi açılmış yaşayan bir kitaptır. Fen Lisesi mezunu olmam sebebiyle pozitif bilimlere hep yakın ve alakadar olmuşumdur. Tüm tabiat hadiselerine ilişkin belgeseller ve yazılar bende büyük ilgi uyandırır. En detaylıları dahi asla beni sıkmaz ve yormaz.

Tabiat dahilinde olarak, insanlığın gelecekteki yaşam ve savaş alanı olan gökler ve uzay hep ilgimi çekmiş ve gelecek adına uzayda nasıl bir yaşamın şekillenebileceği üzerine sıklıkla düşünmüşümdür.

Pozitif bilimler içerisinde matematiği ve geometriyi hep sevmişimdir ve genelde bu alanlarda yeterince başarılı olmuşumdur.

Sevk ve idare bilimleri ile ilgilenen bir kişi olarak tabi ki sosyal psikoloji, sosyoloji ve psikolojiyi es geçmem mümkün değil.

Eğer yarayışlı bir yazı yahut belgesel dek getirebilirsem, eski uygarlıklar, yaşam tarzları ve eserleri üzerine konularla, Kur’anda sıklıkla bahsedilen Firavun dönemi Mısır uygarlığı feci şekilde dikkatimi tetikler. Bunda, Kur’an da benim tespit ettiğim sevk ve idare ilkelerinin önemli bir kısmının Hz. Musa çerçevesinde oluşmasının da büyük katkısı var. Yine, önceki peygamberler ve kavimleri de aynı kapsamda ele alınabilir.

İnsanlığın medeniyet gelişiminde en büyük etkiye sahip bilgisayar, internet ile bağlı teknoloji ve yazılımlar hoşuma gider ve yeterince kurcalarım.

Gökler ve uzay mevzuunda belirttiğim gibi insanlığın gelecekteki yaşamları ile kıyamet alametlerinin oluşum ihtimalleri daimi olarak düşündüğüm şeylerdir. Bu kapsamda bilim kurgu yapıtlarını, normal bir izleyici yahut okuyucudan biraz daha farklı detayları ile takip ederim. Bilim kurgu ile uğraşanlara da hayranımdır. Zira bilim kurgu çok engin bir hayal gücü gerektirir. Mevcut ve olası buluşlarla Kur’an ayetleri arasındaki paralellikleri her zaman incelerim. Onlara bakarak, yakın gelecekte keşfini beklediğim ve Kur’an ayetleri ile delillendirdiğim pek çok olası buluş ve icattan bahsedebilirim.

Hafızam zayıf olduğu ve beni pek çok ortamda mahçup duruma düşürdüğü için, beyin fonksiyonları üzerine okumuşluğum da fazladır. Hafızamı geliştirmek adına, mevcut tüm yöntemleri de araştırıp inceledim. Beynin çalışma fonksiyonlarını ve yapısını inceledikçe Allah’ın ilmi ve kudreti karşısında eğilmemek mümkün değil…

Hayatım boyunca yaptıklarımla, yapabilecek olduklarımı karşılaştırınca, inatçı, geçimsiz ve tembel olduğumu söyleyebilirim. Yapı itibariyle çabuk affediciyimdir. Unutkanlık çerçevesinde geçmişe yönelik bir takım şeyleri de unuttuğum için kin tutamam diyebilirim. Affedici olmakla birlikte biraz asabi ve sabırsızımdır.

Karşımdakinin zeka ve anlama kaabiliyeti müsait olur ve bir de demagoji yapmazsa karşılıklı tartışmalara bayılırım. Fakat tartışma usulü tamamen delillere dayalı olmalıdır. Kişisel kanaatler üzerine konuşmayı sevmem. Zira bunların aksini kanıtlamak ve bu hususta muhatabı ikna edebilmek zordur. Bu kurallar dahilinde sert ve sıkı bir tartışmacı olduğumu söyleyebilirim. Bununla birlikte karşıt düşüncelere ve her türlü düşünceye saygı duymasını bilirim. Tartışmak için pek konu sınırlamasına da ihtiyaç duymam. Belki spor ve edebiyat gibi konuları es geçerim.

Dertleşmek isteyen insanları dinlemeyi çok severim. Benden daha tecrübeli olan insanların tecrübelerinden istifade etmek ve anılarını dinlemek beni hiç sıkmaz. Hatta, onları ben zorlarım. Bunlar harici sohbetlerin tamamı, yani tarafların birbirlerinden bir şey öğrenmeyecekleri yahut neticede bir fayda elde etmeyecekleri muhabbetler bana çok ters ve sıkıcı gelir.

Kuran-ı Kerim meali müstesna olmak üzere, yazılı olarak elde edip okuyarak öğrenebileceğim bir hususu dinleyerek öğrenmekten nefret ederim. Dolayısıyla, dersler, konferans ve paneller beni ileri derecede sıkar, bunları dinlerken derhal ve inanılmaz bir biçimde uykum gelir…

Korku filmleri ve dram içeren filmleri seyretmeyi sevmem. Çünkü bana göre, hayatta yaşadığımız, gördüğümüz, duyduğumuz hissettiğimiz vs. her şey bizim hormonal yapımızı ve bilinç altımızı az veya çok etkiler. Ben bu durumu “Hayattaki her şey her şeyi etkiler” sözüyle formülüze ederim. Korku filmleri ile dram filmleri bence hormonal yapımızla bilinç altımızı olumsuz etkiler ve bu durum, gelecekte alacağımız kararları, sarf edeceğimiz sözleri vs. makro veya mikro planda, az veya çok etkiler. Her ne kadar, bunlardaki bazı durumların hayatın gerçekleri ile insanın korunma güdüleri üzerinde alıntı tecrübeler oluşturacağından bahisle faydalarından bahsedilebilecek olsa da, ben seyretmemeyi ve ilgilenmemeyi tercih ediyorum.

Yürümek ve yürürken düşünmek en büyük hobimdir. Balık tutmak, zeka ve strateji oyunları, bir hususu çeşitli kaynaklardan araştırmak diğer hobilerim arasındadır. Araştırmayı sevdiğim ve kıt kaynaklara bağlı kalmayı doğruya ulaşma anlamında güvensiz gördüğüm için iyi bir kaynak arşivi bulundurmayı, bunun maliyeti yüksek olsa da hep tercih etmişimdir. Kitaplığımdaki kitapların tamamı bilgi verici eserlerdir. Roman, hikaye gibi yapıtları okumam ve elimde bulundurmam.

Hafıza sorunları sebebiyle yabancı dillere ilişkin yeteneğim çok zayıftır. Bu sebeple, yabancı dilde yayınlanan eserleri okuyamamanın verdiği üzüntü bende çok büyüktür.

Antika şeylerden hoşlanmam. Eski eşyalar ve bunlarla dekore edilmiş mekanlar bana sıkıntı verir. Eski adına bende ilgi uyandıracak olan şey, milattan önce yaşamış uygarlıkların mimari eserleridir.

Bu kadar ilgi sahası içerisinde bir şey hakkında düşünürken benim dikkatimi dağıtıcı şeyler canımı sıkar. Bir müzisyen olmam sebebiyle belki ilk duyuşta ilginç gelecek ama, çoğu insanın aksine ben müzik dinlerken okumayı sevmem. Çünkü bu benim dikkatimi dağıtır. Biz müzisyenler, bir müzik eserini diğerleri gibi dinleyemeyiz. Kafamız, hangi enstrumanın nerede ne için kullanıldığı, duyguların hangi kelime grupları ile aktarıldığı, uyaklar, kafiyeler, ritimler, baslar vokaller vs. teknik konularla meşgul olur. Bu sırada da okuduğumuza konsantre olamayız.

İnsanları gece insanları ve gündüz insanları diye ayırmak gerekirse, ben gece insanlarındanım diyebilirim. Bununla birlikte, gündüzün de hiç bitmemesini isterim. Akşam vakitleri bende hüzün ve karamsarlık oluşturur. Gece ise, benim için fikir üretmek ve düşünmek adına en ideal vakitlerdir.

Duygusal bir insan olmamdan mıdır bilmem, etrafımdaki insanların psikolojik durumları, ruh halleri beni çok çabuk ve derinden etkiler. Karşımdaki stresli ise, öfkeli ise, heyecanlı ve neşeli ise bu bana derhal yansır. Bunun için olsa gerek ki, benim için bir insanda olması gereken en önemli hal gülmedir, gülümsemedir, neşedir. Bestelerimde bu tema sıklıkla işlenir. En çok geçen kelime de her halde gülme ve gülücüklerle ilgili kelimelerdir. Espri yapmayı, yapanları, fıkra anlatmayı ve anlatanları severim. Ortam hoş ve huzurlu olsun yeter…

Aynı mantık çerçevesinde olsa gerek, uzlaşmayı ve uzlaştırmayı da severim. Hatta, uzlaşı yöntemleri üzerine de düşünür ve ilgili materyalleri okurum. Kur’anda da belirtildiği gibi; “Sulh daima hayırlıdır…”

Bu kadar ilgi sahası içerisinde, dağınık bir insanımdır. Çalışma ortamında zaman zaman yaptığım toparlamalar olmasa, kişi kendisini bile kaybeder…

Bir kitabı baştan sona kadar okumaya değer ve önem vermem. Genel faydacılık ilkem gereği, ancak lüzumlu olan yerleri ile meşgul olurum. Tüm kitaplarım bir bilgi bankası olarak her zaman hazır ve nazır olarak durur. İhtiyacım olan şeyi inceler ve bırakırım. Okuduklarım içerisindeki, rakamlar, isimler, tarihler, yer adları gibi şeylerle ilgilenmem. Benim için ana tema, öz fikir önemlidir. Onu süzer çıkarırım. Fikirlerimi değiştirme konusunda asla ve hiçbir şekilde inatçı değilimdir. Bana mantıklı ve doğru gelen bir fikri derhal benimserim. Fikrin, kime, hangi siyasal tarafa ait olduğu beni hiç ilgilendirmez. Doğru olarak nitelendirmem yeterlidir. Bir başka grubun, bir başka kişinin fikrini benimsemeyi bir aşağılık veya basitlik olarak görmem. Böyle olunca kendi içimde oluşan hayat görüşü daima gelişir ve güncellenir. Asrın gerisinde kalmaz. İhtiyaçlara cevap verici ve genel kabul görücü olur.

Elbette bu yazı içerisinde her şeyi anlatıp bitirmek mümkün değil. Öyle bazı duygu ve düşüncelerim vardır ki, bunları ancak bestelerimle anlatabilirim…

Ali Aksoy

 


52 Yanıt, “Hakkımda…”


  1. 1 sançar Mart 16, 2007, 11:40 pm üzerinde

    Ya koca Yunus! Atam Yunus ne kadar doğru söylemiş:”ilim,ilim bilmektir.İlim kendin bilmektir.” bir insan kendini bu denli iyi anlatabiliyorsa ilim çağı denilen şu zamanda Faydalı İnsan arayışına hiç girilmeden yön bulunabilir doğruya güzele ve sevgiye. o zaman dinle düsturu uyarınca atalarımın; dinlemeye devam etmek gerek :)

  2. 2 sançar Mart 18, 2007, 1:32 pm üzerinde

    ali abim ziyaretçi defterine mesaj bırakamadığım için buraya yazıyorum. ben sizinle çok uzun süredir(3,5yıl)irtibata geçmeye çalıyorum. konyadan metehan temizel ve ibrahim dülger ile belli zamanlarda çok görüşüp konuştuk. ahmet yılmaz abimle çok yakından tanışıyoruz. belli konularda size danışmak istediğim şeyler var ama dediğim gibi nasip olmadı irtibata geçersek çok sevinirim.allah razı olsun şimdiden abim…

  3. 3 Asude Daban Mart 28, 2007, 8:52 am üzerinde

    Merhaba Ali Bey,
    Benim için ana tema, öz fikir önemlidir. Onu süzer çıkarırım. Fikirlerimi değiştirme konusunda asla ve hiçbir şekilde inatçı değilimdir. Bana mantıklı ve doğru gelen bir fikri derhal benimserim. Fikrin, kime, hangi siyasal tarafa ait olduğu beni hiç ilgilendirmez. Doğru olarak nitelendirmem yeterlidir. Bir başka grubun, bir başka kişinin fikrini benimsemeyi bir aşağılık veya basitlik olarak görmem. Böyle olunca kendi içimde oluşan hayat görüşü daima gelişir ve güncellenir. Asrın gerisinde kalmaz. İhtiyaçlara cevap verici ve genel kabul görücü olur.
    Tüm insanlığın, sizin kendinizi anlatırken kullandığınız bu cümleler eşliğinde, birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını Allah’tan dilerim…Fikirlerinizi ve hayata bakış açınızı, yelpazelendirmeniz son derece güçlü gözüküyor…Şu üç günlük hayatta yaşamak istediklerinizi layık olduğunuz seviyede yaşamanızı engelleyecek hiçbir sorun çıkmayacaktır görüşündeyim…
    Sizi ilk defa tanıyorum ve bir arkadaşımla alakalı google da arama yaparken denk geldi…. yazdıklarınız ilgimi çekti, kendinizi tanıtırken ki düşünceleriniz ve yaşadıklarınız bana da son derece yakın gelince içinden yazmak geldi…sürçü lisan ettikse af ola..
    Selam ve sevgiyle..

  4. 4 Ali Aksoy Mart 28, 2007, 10:57 am üzerinde

    Asude hanım selam,

    Bu vesile ile de olda tanıştığımıza memnun oldum. Tüm insanlık için dile getirdiğiniz dua ve temenninize aynen katılıyorum. Allah razı olsun. Sitemizde yazı ve yorumlarınızı görmek dileği ve selam ile…

  5. 5 abdullah Nisan 4, 2007, 9:30 am üzerinde

    “Üç yıl Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümünde , yedi yıl Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk bölümünde okudum. On yıllık üniversite maceram 2002 yılında Hukuk fakültesi diploması almamla son buldu. ”
    Aklıma takılan bir şey var. Madem sadece dini kurandan anlayacağız ve siz öyle yapıyorsunuz, Kuran ilimleri üzerine vakıf olmanız gerekir diye düşündüm, hemen hakkımızda bölümüne baktım. Ancak Kuran ilimleri ile alakalı bir eğitiminiz gözükmüyor. Kuran’ı anlamak için en azından Belagat biliyor olmanız gerekir, yoksa (garip ama) mealden mi Kuran’ı anlıyorsunuz (:

  6. 6 Ali Aksoy Nisan 4, 2007, 10:13 am üzerinde

    Selam Abdullah,

    Sana http://www.hanifdostlar.com sitesini tavsiye ederim. Bu forumda bu ve benzer pek çok meseleyi tartışıyoruz. Her ne kadar blog sayfalarına yorum yazılabilirse de, nihayet blog sayfaları tartışma yapılacak yerler değildir.

    Ama bu söylediğim, senin soruna cevap vermeyeceğim anlamına gelmez.

    Demek Allah, Kuran’ı “belagat” ilmini bilenler için mi indirmiş… Hayret … Ben de, ins ve cinn den bütün herkese indirildiğini biliyorum :)

    İslamda Ruhbanlık sınıfı yoktur. Bundan sonraki sorularınızı http://www.hanifdostlar.com sitesinde / forumunda sorunuz cevaplayalım inşaallah…

    Selametle kardeşim…

  7. 7 Ünal Karahan Nisan 4, 2007, 8:19 pm üzerinde

    Sevgili Ali Kardeşim ; beni hatırlaman için sadece 2 olay söyleyeceğim. 1- Nallıhan Ülkü Ocağı’nın Gecesi
    2- Nallıhan Ülkü Ocağı Eski Başkanının düğünü

    Evet Ali kardeşim siz 2001 yılında Nallıhan’da benim düğün törenimde bulunmuştunuz. Daha sonra size ulaşma imkanımız olmadı buraya msn adresimide yazıyorum unalkarahan1@hotmail.com İnşallah bundan sonra birbirini kaybeden ama yüreklerinin bir yerinde hep olan Ülküdaşlarımızı ve dostlarımızı bulmak ümidiyle….

  8. 8 Ali Aksoy Nisan 4, 2007, 8:48 pm üzerinde

    Ve aleyküm selam Ünal başkanım,

    Artık burdayım, değerli yorumlarınızı ve desteğinizi esirgememenizi umarım.

    Biz birbirimizi kaybetmeyiz. Bizim fenerimiz her yeri gösterir.

    Ülküdaşlarımıza selam…

    Dua ile…

  9. 9 abdullah Nisan 5, 2007, 4:48 am üzerinde

    Kuran sadece belagat bilenlere indirilmedi elbette… ancak söylemiş ve iddia etmiş olduğunuz şeylerde meal ile anlaşılacak şeyler değil. En azından fiillerden bahsediliyor (salat kelimesi gibi), bu da sarf ve nahiv ilminin alanına girer, -demek ilim lazım-
    Kuran yolunda en azından millete yol göstermek bi şeyi ıspat etmek için lazım olan bir şeydir bu ilimler. Çünkü sizden bir kaç siteden almışsınız bu yazıları, bunları savunuyorsunuz ama onların doğru olup olmadıklarının sağlamasını yapamazsınız bi şeyleri bilmeden…
    peki hanifdostlar’da devam ederiz…

  10. 10 Ali Aksoy Nisan 5, 2007, 6:07 am üzerinde

    Ah Abdullah kardeşim ah…

    İşte biz de bunun kavgasını veriyoruz aslında… Yani mealsiz olmaz ama, yanlış mealle de hiç olmaz. Yani meali / çeviriyi belli bir mantığın zorlaması altında yapmışsanız bu da olmaz. Misal; yıllar boyunca, Allah’ın; “Sana kadınların ay halinden sorarlar, de ki; o bir ezadır” ayetini, “Deki; o bir pisliktir” olarak okumadık mı? Hangi kendini bilmez (Diyanet dahil), hangi cürretle, Allah’ın “eza / rahatsızlık / hastalık / güçlük” olarak tanımladığı bir şeyi, “pislik” olarak çevirebilir ? Bunun yüzlerce örneği var.

    Neyse… Hanifdostlar’dan devam inşaallah…

    Selam ve dua ile…

  11. 11 Erhan ÖZTUNÇ Nisan 13, 2007, 7:51 pm üzerinde

    S.a
    Sevgili kardeşim bu gece nette dolaşırken siteni tesadüfen gördüm.Bu vesile çalışmalarını inceleme fırsatım oldu.
    İnşallah bir çayını içmeye ugrarım.
    Selam ve dualarımızla
    sevgiyle kalın.

  12. 12 Ali Aksoy Nisan 13, 2007, 8:20 pm üzerinde

    Abi başım gözüm üstüne, ne demek, şeref verirsin. Her zaman beklerim.

  13. 13 hasulku Nisan 23, 2007, 9:55 pm üzerinde

    Degerli Gardasim ali aksoy allah razi olsun,calismalarinizda basarilar dilerim bu aksam bloga girdim ülkücühaber sitesini biliyorudum.Calismalarinizin devamini diler Allah yar ve yardimciniz olsun.

  14. 14 tr_musty Nisan 29, 2007, 2:12 pm üzerinde

    İşte, ey unsur-u isyan, bu elim izmihlal,

    Seni tahrik eden üç beş atığın marifeti!

    Ya neden beklemiyordun bu rezil akıbeti?

    Hani, milliyetin İslam idi… Kavmiyet ne!

    Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine.

    “Arnavutluk” ne demek? Var mı şeriatte yeri?

    Küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri!

    Arabın Türke; Lazın Çerkese, yahut Kürde;

    Acemin Çinliye ruçhanı mı varmış? Nerde!

    Müslümanlıkta “anasır” mı olurmuş? Ne gezer!

    Fikr-i kavmiyeti tel’in ediyor Peygamber.

    En büyük duşmanımdır ruh-ı Nebi tefrikanın;

    Adı batsın onu islam’a sokan kaltabanın!

    Şu senin akıbetin bin bu kadar yıl evvel,

    Sana söylenmiş iken doğru mudur şimdi cedel?

    * *

    Artık ey millet-i merhume, sabah oldu uyan!

    Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çan?

    Ne Araplık, ne de Türklük kalacak aç gözünü!

    Dinle Peygamber-i zişanın ilahi sözünü.

    Türk Arapsız yaşamaz Kim ki “yaşar”der, delidir!

    Arabın, Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir.

    Veriniz baş başa; zira sonu hüsran-ı mübin.

    Ne hükümet kalıyor ortada, billahi ne din!

    “Medeniyet” size çoktan beridir diş biliyor;

    Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.

    Arnavutluk bize ibret olacakken, hâlâ,

    Ne bu şüride siyaset, ne bu fâsid dava?

    Görmüyor gittiği yanlış yolu, zannım, çoğunuz…

    Size rehberlik eden haydudu artık kovunuz!

    Bunu benden duydunuz, ben ki evet, Arnavudum,

    Başka bir şey diyemem… işte perişan yurdum!…

    M. Akif Ersoy

  15. 15 tr_musty Nisan 29, 2007, 2:18 pm üzerinde

    Müslümanlık nerde, bizden geçmiş insanlık bile…

    Âlem aldatmaksa maksat, aldanan yok, nâfile!

    Kaç hakikî Müslüman gördümse: Hep makberdedir;

    Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!

    İstemem dursun o pâyansız mefâhir bir yana…

    Gösterin ecdâda az çok benzeyen bir kan bana!

    İsterim sizlerde görmek ırkınızdan yâdigâr!

    Çok değil ancak! Necip evlâda lâyık tek şiâr.

    Varsa şayet, söyleyin bir parçacık insâfınız:

    Böyle kansız mıydı – Hâşâ – kahraman eslâfınız ?

    Böyle düşmüş müydü herkes ayrılık sevdâsına?

    Benzeyip şîrâzesiz bir mushafın eczâsına,

    Hiç görülmüş müydü olsun kayd-ı vahdet târumâr?

    Böyle olmuş muydu millet can evinden rahnedar?

    Böyle açlıktan boğazlar mıydı kardeş kardeşi?

    Böyle adet miydi, bî-pervâ, yemek insan leşi?

    Irzımızdır çiğnenen, evlâdımızdır doğranan!

    Hey sıkılmaz! Ağlamazsan, bâri gülmekten utan.

    MEHMET AKİF ERSOY

  16. 16 ahmed değirmenci Mayıs 4, 2007, 11:09 pm üzerinde

    Ali Agbi merhaba. Beni hatırladığınıza ve rahatsızlık vermediğime inanarak buraya da bu mesajı yazıyorum. Epey bir zaman oldu ki size yine bir elektronik posta attım ama hala cevabını alabilmiş değilim. Sizinle görüşmeyi tanışmayı sizin gibi birini bir dost olarak kazanmayı gerçekten çok istiyorum.
    Bu arada ancak 1 ay kadar önce öğrendiğim bu siteyi de çok farklı buldum. Zira sadece ve sadece bir sanatçıya ve ya bir şahsa ait basit bir site olmayıp gerçekten Dini, Milli, Kültürel ve güncel konularda da bilgilendirme imkanı tanıyan bir site olduğunu düşünüyorum. Bunun için ayrıca tebrik etmek istiyorum.
    Allah’a emanet olun..

  17. 17 Faruk ŞAHİN Mayıs 22, 2007, 10:27 am üzerinde

    Saygılarla tadlandırılmış bir dost selamın ile….selamun aleyküm….

    sayın Ali abim abm diyorum zira inanılmaz çok beğendim sitenizi ve bahsettiklerinizi Allah yolundan ayırmasın sayın abim cümlemizi bu arada sizle görüşmek ve tanışmak da isterim http://www.vatanasiklari.com sitesinin adminiyim siizler kadar büyük olmasak da elimizden geldiğince genç kardeşlerimizi bir takım konularda zaaflarına çözüm bulmaya gaayret ediyoruz incelerseniz ve beğendiğiniz takdirde tavsiye ederseniz sevinirim..selametle

  18. 18 Mehmet Aldemir Mayıs 28, 2007, 3:49 am üzerinde

    Selamunaleyküm,
    Sayin Ali Aksoy sitenizi ve icerigini cok begendim tebrikler, böyle güzel icerikli siteler görmek insana huzur veriyor, calismalarinizin, basarilarinizin devamini dilerim, Allah yar ve yardimciniz olsun. uzun zamandir bende merak birakan bir konuvar onuda sormadan gecemeyecegim, acaba yeni bir albüm yapmayi düsünmüyormusunuz? yanlis anlamayin ilk albümüz kötü degildi hala dinliyoruz inanin, sadece albümlerin devami gelecekmi yoksa ilk ve son muydu?
    sizleri ve sizin gibi güzel doslari web sitemizde göremek bize mutluluk ve gurur verir.
    Mehmet Aldemir http://www.darendeli.de forum admini.
    Selam ve Dua ile

  19. 19 teoman Alpsakarya Haziran 1, 2007, 9:27 pm üzerinde

    s.a ali kardesim gezerken sitene tesadüfen rastladım.kendin gibi dolu dolu bir site hazırlamışsın.sevgiler…A.E

  20. 20 toprak erdem Haziran 4, 2007, 12:36 pm üzerinde

    s.a ali bey kardeşim

    evvela bu sitenizden dolayı sizi kutlarım

    Bakara 284.ayet hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Mademki kuranda nesh yok ki rabbimiz öncekiler için (ehli kitap)bunu kullanmışken bunun sebebide tahrifat olduğundan malumu aliniz üzere

    genelde hadislerle bu ayeti yorumladıkları için olay basite indirgenmiş durumdadır.

    allahın dini basit değil basit kişiler yüzünden bir çok şeyde kavram kargaşası yaşanıyor…

    kurana göre bu ayeti nasıl anlamalıyız???,

    Allaha emanet olunuz

    Malatyadan hasan yerli

  21. 21 Ali Aksoy Haziran 4, 2007, 1:42 pm üzerinde

    Selam Hasan Yerli,

    Bu hususa dair sitemizde yazılar var. Lütfen yorumlarınızı bu başlıklar altında dile getiriniz.

    İlgili başlıklar aşağıda sunulmuştur.

    DİNİ OYUNCAĞA ÇEVİRME: NASİH - MENSUH

    http://aliaksoy.wordpress.com/2007/04/01/dini-oyuncaga-cevirme-nesih-mensuh/

    KURAN’DA NESH VAR MIDIR ?
    http://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/01/kuran%e2%80%99da-nesh-var-midir/

    KURAN’DA NESH VE RECM CEZASI
    http://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/23/kuranda-nesh-ve-recm-cezasi/

    Bunların dışında da pek çok başlık altında bu hususa değinilmiştir.

    Gerek bu bölümde gerekse ziyaretçi defteri bölümünde yazılarla ilgili herhangi bir hususun tartışılmamasını, yazılarla ilgili meselelerin ilgili yazı başlıkları altında tartışılmasını rica ediyorum.

    Saygılarımla…

  22. 22 Seyhan Aydin Haziran 9, 2007, 10:36 pm üzerinde

    Ali bey kuran üzerine arastirmalar yaptiginizi sitenizden anliyorum bu konuda belki isinize yarar düsüncesiyle http://www.iktibas.info sitesini tavsiye edebilirim…
    insaallah hayirli olmasi ümidiyle…

  23. 23 Ali Aksoy Haziran 9, 2007, 11:07 pm üzerinde
  24. 24 Tamer ÇINAR Haziran 12, 2007, 9:28 pm üzerinde

    Çalışmalarınızın ve araştırmalarınızın devamını ve hayırlara vesile olmasını dilerim
    Saygılarımla
    Tamer ÇINAR

  25. 25 AHMED DEĞİRMENCİ Haziran 16, 2007, 8:47 pm üzerinde

    Selamün Aleyküm. Ali abi ısrarla sizden cevap bekliyorum. olumsuz da olsa bana bir şeyler deyin. Allah’a emanet olun abi.

  26. 26 Ülkücü Liseliler Temmuz 5, 2007, 4:33 pm üzerinde

    Ali abi Ülkücü Liseliler(www.ulkuculiseliler.org) Her zaman arkanda.Abi Turan var hep şarkılarında çok güzel hayranlıkla dinliyoruz.Biraz Hak dinimizede yer versen.Türk-İslam Ülküsüne?

  27. 27 Ali Aksoy Temmuz 5, 2007, 4:47 pm üzerinde

    :) Ülkücü Liseliler selam,

    Sabredin biraz daha…

  28. 28 Ali Aksoy Temmuz 5, 2007, 5:01 pm üzerinde

    Ahmet Değirmenci seni unutmadım,

    Ama senden bir cevap gelmedi. Sanırım e-posta adresini bana yanlış gönderdin. (ayaptekin ??)

    Önceki adresine yazdım bu sefer.

    Şiirlerin çok güzel ve kitabını bekliyorum.

    Selam ile…

  29. 29 nihat koç Temmuz 6, 2007, 7:05 am üzerinde

    s.a.
    Ali kardeşim uzun zaman oldu seninle görüşmeyeli.Yapmış olduğun site sayesinde senden haberdar oldum.Çok tanıdığın vardır belki beni hatırlayamazsın ortaokuldan sıra arkadaşın.
    Çok güzel bir site yapmışsın.Nerden nereye gurur duydum seninle, başarılarının devamını dilerim.
    Allaha emanet ol görüşmek dileğiyle.
    Saygılarımla.

  30. 30 Ali Aksoy Temmuz 6, 2007, 8:11 am üzerinde

    Selam Nihat, unutur muyum seni…

    E-mail attım sana…

  31. 31 Bozkurt Alperen Temmuz 6, 2007, 2:35 pm üzerinde

    Eyvallah abi :)
    Bekliyoruz

  32. 32 dursun Temmuz 20, 2007, 10:14 am üzerinde

    sela ali aksoy
    milliyetcilik ile islamı nasıl bağdaştırıyorsun?
    türk islam sentezi ne anlama geliyor?
    Allah dinin tamamlıyamadı sizmi tamamlıyorsunuz?
    esen kalın

  33. 33 Ali Aksoy Temmuz 21, 2007, 6:20 pm üzerinde

    Selam Dursun;

    Bu hususlarda daha evvel yazdım.

    http://aliaksoy.wordpress.com/ziyaretci-defteri/#comment-22

    Burada da tartıştık;

    http://www.hanifdostlar.com/forum_posts.asp?TID=3179&PN=1&TPN=1

    Selam ve dua ile, sen de esen kal…

  34. 34 metin şekerci Ağustos 5, 2007, 3:04 pm üzerinde

    sevgili Ali Aksoy,
    daha önce konserlerinizi izleyen biri olarak, birgün Ali Aksoy ile aynı çizgide buluşabileceğimi rüyamda görsem inanmazdım..
    Hatta, halen şok içerisindeyim desem bilmem ne dersiniz?..
    Bir dönemler aynı siyasi görüşü paylaşan ben, Ali Aksoy’un, Osman Öztunç’un Ahmet Baydaroğlu’nun HANİFLİĞE ne kadar yakışacağını hayal edip dururdum..
    Hele Osman Öztunç’un gittiği her yerde ilk önce türbe ve yatırları kutsaması öyle zoruma giderdi ki?..
    Fakat, sizin şu anki durumunuz inanın yüreğime su serpti..
    Birgün adını andığım insanların da bu gerçeğe teslim olacakları umudunu daha canlı tutmam gerekliliğini sayenizde hatırladım..
    Rabbim yar ve yardımcımız olsun.. vesselam

  35. 35 Ali Aksoy Ağustos 5, 2007, 3:25 pm üzerinde

    Selam Metin kardeşim;

    Allah senden razı olsun. Beni hükümde ortak koşmak gibi bir çukurdan çıkardığı için Allah’a hamd ediyorum. Allah dosdoğru yolundan ayırmasın.

    Konserlere ara verdiğim için diğer sanatçı dostlarımla bu hususlarda konuşma imkanı bulamadım. Fakat, şunu söyleyebilirim ki, Aşık Sefa-i için umduğun güzellik vücut bulmuştur.

    Esasen o eskilerden beri “Allah’ın Rahmeti” açısından benzer düşünüyor ve gelenek dininin “önüne gelen herkesi cehenneme gönderme merakını” kıyasıya eleştiriyordu.

    Bunları kim söylemişse “yalan” söylemiş diye açıkça da söylerdi.

    Bizim bu tarafa konsere geldiğinde konuştuk… Bana dedi ki, “Ben de aranızdayım”

    Allah dosdoğru yolundan ayırmasın. O, şahitlerin en hayırlısıdır.

    Selam ve dua ile…

  36. 36 metin şekerci Ağustos 5, 2007, 4:25 pm üzerinde

    Bu ne güzel bir haber sevgili Ali Kardeş,
    Demek Sefai abi de artık MUSA’NIN RABBİNE İMAN ETTİM diyenler kervanında..
    Hep merak ederdim..
    Ölmeden şu gelenekçilik dininin yıkıldığını görürmüyüm diye..
    Ümidim öyle arttı ki..
    Rabbim göstersin de gözlerim açık gitmesin inş..
    BEL MİLLETE İBRAHİMA HANİFA.. VEMA KANE MİNELMÜŞRİKİYN..
    amenna ve saddekna..

  37. 37 damla Ağustos 11, 2007, 2:43 pm üzerinde

    merhaba Ali bey böyle bi site hazırladığınız için sağolun benim kafama takılan sorular var msn adresinizi yazabilirmisiniz?

  38. 38 Veli KOÇ Ağustos 11, 2007, 7:21 pm üzerinde

    selam ali abi
    Nihayet siteden beni haberdar ettiğin için sağol. Abdullah Bey’e, bir insanın bu kadar şeyi nasıl bilebileceği konusunda, bana ilk mektuplarından birisinde yazdığın bir cümle ile küçük bir yanıt da ben vermek istiyorum. Hatırlarsan internetin bu kadar yaygın olmadığı zamanlarda mektuplaşırdık… Demiştin ki “bizler hal, hatır sormak için mektup yazmayız. Birşeyler öğrenmek ve öğretmek için mektup yazarız.” Yani birşeyleri bilmek için yalnızca meal yetmeyebilir, bilenlerle dost olmak öğrenmenin ilk adımıdır. İnşallah Abdullah kardeşimiz de bildiklerini bizimle paylasır ve biz de o kunuda nereden ğrendiğimiz sorulduğunda Abdullah Beyden cevanını veririz.

    Allah yar ve yardımcın olsun.

  39. 39 Ali Aksoy Ağustos 11, 2007, 8:26 pm üzerinde

    Selam Veli kardeşim / dostum;

    Hoş geldin. Sitemizde kal. Burada “en mühim bir haber’e / Kuran’a” ilişkin “alışılmadık” sözler, bilgiler var…

    Selam ve dua ile…

  40. 40 damla Ağustos 13, 2007, 6:55 pm üzerinde

    http://www.islamca.org/showthread.php?t=38
    merhaba Ali abi bu siteden okudum.Şimdi resim yapmak harammı?

  41. 41 Ali Aksoy Ağustos 13, 2007, 7:13 pm üzerinde

    Selam Damla;

    Birincisi; her soruyu ilgili olduğu bölümde sormanı rica ediyorum.

    İkincisi; helal yahut haramı belirleyen ben değilim. Bu yetki kime aitse öncelikle O’na sormalısın. Orda bulamazsan, o sitede konuşan kişiye “bakara” ne demek, Kuran’da böyle bir sure neden var diye sormalısın.

    Üçüncüsü; Kuran’dan heykel ile ilgili ayet aktardığını zanneden kardeşe, bunun neresinde heykel yapmak haramdır yazıyor, farklı farklı dillerden mi konuşuyoruz diye sormalısın. Hatta, o zat-ı muhtereme, Kuran’da Süleyman peygamber için koca koca heykeller yapan cinlerin ve bunu yaptıran Süleyman peygamberin hükmü nedir diye sormalısın.

    Dördüncüsü; akledip düşünmek için aşağıdaki linkte yazılanları okuyabilirsin.

    http://www.mustafaislamoglu.com/haber_detay.php?haber_id=264

    Selam ve dua ile…

  42. 42 Damla Ağustos 13, 2007, 8:42 pm üzerinde

    selam Ali abi.

    Zihnimdeki bulanıklıkları netleştirdiğiniz için çok teşekkürler.

    Evt ilgili bölümüne yazmam gerekirdi ama bununla ilgili bölüm yok..Belki de burda yeni olduğum için bulamadım.Kusura bakmayın.

    Sevgi ve dua ile..

  43. 43 mehmet selim polat Ağustos 13, 2007, 11:07 pm üzerinde

    MEVCUT SİYASETİ TERK ETMEN GÜZEL ŞEY.
    Mevcut siyasetle,Ülkeye ,halka bir şey verilmez.Bende senin gibi siyaseti terk ettim,ancak islami siyaseti terk etmedim.Bu seçimde bütün oylarımı çürüttüm.
    İslami siyaset dedim.
    Bir Alman Profesöre sormuşlar.en büyük siyasetçi kim?.
    O şöyle cevap vermiş.
    MUHAMMED(S.A.S.) demiş.
    Neden demişler?.
    Bir kişiydi,iki milyara yakın delegesi var demiş.
    Hıristiyanlar azaldı,müslümanlar çoğaldı.o insan avlamasını,yakalamasını,ikna etmesini çok iyi bilirdi.
    Müslümanın bir gayesi olur,bugünkü dille politika veya siyaset deniyor.
    Ben riyazet diyorum,kimse anlamazöyle ise asrin idrakine göre ,siyaset diyoru.
    Peygamberimiz bir gün Ashabuna diyorki:
    Benimle sizin aranızdaki fark,ben ürkmüş olan devenin yakalanmasını bilirim,siz ise iyice ürkütürsünüz.
    Tabiiki hidayet Allahdandır.müslüman siyasetini kullanır.
    yine mesela,
    Müslüman müslümana karşı yumuşak,şefkatli,merhametli olur.
    Düşmana,kafire,müşrike karşı ise şiddetli,azametli olur.
    selamün aleykum.

    http://groups.google.de/group/islamisiyaset/topics

  44. 44 Ali Aksoy Ağustos 14, 2007, 7:21 am üzerinde

    Selam Mehmet Selim Polat;

    Duyarlılığınız için teşekkür ederim.

    İyiniyetinizden kuşkum olmamakla beraber, şu aşağıda alıntıladığım cümleniz, her ne kadar siz alıntı yapmış olsanız da bana pek “nazik” gelmedi. Bunu başka bir söylemle ifade etmek daha uygun olur diye düşünüyorum.

    “…Hıristiyanlar azaldı,müslümanlar çoğaldı.o insan avlamasını,yakalamasını,ikna etmesini çok iyi bilirdi…”

    Peygamberimize düşen görev yanlızca tebliğdir. “avlama” tabiri bunu karşılamaz hatta münasip te değildir.

    Dediğim gibi, iyi niyetinizden kuşkum olmamakla birlikte acizane bir dikkat çekmedir benimkisi…

    Selam ve dua ile…

  45. 45 Ali Aksoy Ağustos 14, 2007, 5:00 pm üzerinde

    Selam Damla;

    Senden çok özür diliyorum. Sen öğrenmek, öğrendiğini düşünüp öğüt almak, sözü dinleyip en güzeline kulak vermek için soruyorsun. Onun için sen, neresi sana kolaysa, nerede istersen orada sor. Artık varsa bildiğimizden paylaşmak da üstümüzde bir borçtur.

    Dilediğin yerde dilediğin gibi sor.

    Selam ve dua ile…

  46. 46 Bozkurt_Baha Ağustos 14, 2007, 10:17 pm üzerinde

    Öncelikle Allahın selamı üzerinize olsun Başkanım…

    Başkanım diyorum çünkü Antalya’da üniversite okurken 1,5 yıl bana ikinci başkanlık yaptınız. O süreç içinde sizden çok şey öğrendim. Allah sizden razı olsun…

    Şimdiye kadar siyaset uğrunu ölüme yollanan biz Ülkücü Türk gençliğinin artık yaşaması gerektiğini gerçeğini bana öğreten siz oldunuz.

    Şu an Ankara’dayım ve biz Ülkücü Gençliğin yapabileceği en iyi tebliğ yollarından birisi olan İnternet Radyoculuğu yapıyorum. İnşaallah kısmet olursa sizi radyomuza konuk almak ve sizden öğrendiğim ve anladığım kadarı ile anlattığım şeyleri sesimizin ulaştığı heryere dinlettirmek isterim…

    Yaradan yar ve yardımcımız olsun.. Selam ile…

  47. 47 deniz Ağustos 15, 2007, 10:25 pm üzerinde

    Selam Ali abi.Beni tanıyorsunuz.

    Siteniz gerçekten çok güzel bizleri bilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim.Çok güzel yazılar var.Sayenizde çok şey öğrendim.

    Keşke sizinle daha fazla sohbet imkanımız olsaydı.. :(

    Biraz alınganım galiba kusura bakmayın…..

    Kendinize iyi bakın.

    selam ve dua ile….

  48. 48 BİROL Ağustos 16, 2007, 7:35 pm üzerinde

    ALİ AKSOY………….
    UZUN YURT GECELERİNİN SANATÇISI, SAFAK VAKTİNDE CAMDAN DISARI BAKTIĞIMIZDA, TOHUM DÖKEN PAMUK TARLALARINDAN BASKA BİSEY GÖREMEDİĞİMİZ HASRET GECELERİMİZE HELE BAHAR GELSİNDE GÖR DİYEREK UMUT VEREN YÜREK..
    FLORANSANDAN ÇEKTİĞİMİZ ELKTİRK VE KIRIK BİR TEYİPLE BERABER SABAHLARKEN, MASADA UYUYA KALIPTA TEYİBİ, UZATMA KABLOYU DEĞİLDE KASETİNİ GÖREVLİYE KAPTIRMAKTAN KORKTUĞUMUZ YOLDAS..
    ARANAN, ARANAN HEP ARANAN AMA BULUNAMAYAN VE NİHAYETİNDE BİR GECE VAKTİ SANAL ALEMDE DENK GELEN KOCAAA BİR ÇINAR..
    TÜRKLÜK SÖLENLERİNE GİDERKEN HAYDİ HAYDİ TÜRKİYE, HAYDİ BÜYÜK ÜLKÜYE DİYE COSTURAN, HELE CEYLAN BAKISLI GÜZEL GÜL MENEVSE KOKUSLU GÜZEL DİYE SEVGİLİYİ ÖZLETEN, AÇMISTA KOLUNU BEKLER SEVDİĞİM DİYE FELEĞE ÇATTIRAN, NİYE BANA BAKTIN YAR YÜREĞİMİ YAKTIN YAR DEYİPTE SİTEM ETTİREN VE NEYDİ O SON SÖZLERİN GEÇMİSİ KARALAYAN, SENİN ELA GÖZLERİN GÜZEL GÖNLÜMÜ YARALAYAN HÜZÜNLENDİREN SES….
    SENİ ÇOK SEVİYORUM ALİ AKSOY…KASETİNİ BULAMIYORUZ, SENDEN HABERLER YOK ÖZLÜYORUZ…
    ALLAHA EMANET OLASIN. (TTK VE Y)

  49. 49 gizem Ocak 3, 2008, 8:49 pm üzerinde

    3 ay önce bu siteye girmiştim şimdi yine girdim baktım ki hala yorumlarım silinmemiş :)

  50. 50 LOGICIST Nisan 11, 2008, 8:53 pm üzerinde

    Herkese selamlar

    Siteniz gayet guzel, uzun zamandir takipcinizdim, ancak bundan boyle takip etmiyorum, yorum yazip yorumlara da katilmiyorum, herkese is hayatinda olsun ozel hayatinda olsun basarilar diliyorum, hersey gonlunuzce olur insallah,

    Saygilar,

  51. 51 mesut çakmak Haziran 1, 2008, 9:36 pm üzerinde

    Merhaba kardeş . Sitenizle bugün tanıştım , mümkünse tamamını takip etmeye çalışacağım.Sizinle yıllar önce ,sanırım 1997 de olabilir, keçiörende bir stüdyoda tanıştık ve sizi , müzik tavrınızı oldukça beğenmiştim. Sanırım bu konularda biraz muhabbetimiz oldu .Sonra kliplerinizi TV lerden izledim ve başarınız için dua ettim . Yıllar sonra Kur’an’la ilgili bir konuyu aramak için siteleri dolaşırken , sizinle karşılaştım . Şaşkınlıkla birlikte memnuniyetim daha da arttı. Çünkü o günlerde ya konu açılmadığı için ya da sizin yönelimleriniz hakkında bilgi sahibi olmadığım için sohbet fırsatımız olmamıştı . Her neyse , bundan sonraki çalışmalarınızda Rabbimin yardımcı olmasını diliyor , selam ve sevgilerimi iletiyorum.

  52. 52 Ali Aksoy Haziran 4, 2008, 6:25 pm üzerinde

    Selam Mesut bey;

    İsminizden tam çıkaramadım ama bahsettiğiniz yer stüdyo Erkam olsa gerektir. Yıl da doğrudur. Celaleddin Ada ile birlikte bir ilahi albümü yapmıştık.

    Aslında hazır konu açılmışken söyleyeyim, çok sonra anlıyorum ki ben orada hayatımın en büyük fırsatını kaçırmışım.

    Bu gün bu sitede savunduğum Kuran yaklaşımını o günlerde çoktan benimsemiş olduğunu zannettiğim bir beyefendi ile çok kısa bir söyleşimiz olmuştu. Tabi ben o zaman “evliyalar” konusuna şimdiki gibi bakmıyordum. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın ilmi hususunda sarfettiğim bir cümleye o günün şartları içerisinde hiç bir anlam veremediğim bir tepki göstermişti.

    Allah şahit, geçen yılın başından beri sık sık o konuşma, o ortam aklıma geliyor da “ben neden bu kişiye söylediklerinin sebebini, izahını sormadım” diye kendi kendime kahrediyorum. Çünkü, ihtimaldir ki bu gün bu sitede yayınladığım pek çok makalenin ana fikrine taa o günlerde erişebilirdim.

    Elbette nasipten öte köy yok. Takdir bu güne imiş. Hamdolsun Allah’a, uyduruk gelenek dininin uyduruk inançlarından sıyrılıp, Kuran’da bildirilip izah edilen gerçek dine eriştim.

    Sitemi takip etmek isterseniz bu adresi değil, http://www.aliaksoy.net adresini takip ediniz. Burayı pek güncellemiyorum.

    Dua ve destekleriniz için teşekür ederim.

    Sevgi ve muhabbetlerimle…

Yorum Yapın




Akıl ve Kuran Sempozyumu

Son Yorumlar