'Dua' kategorisi için arşiv

20
May

1 SMS 5 YTL, 1923′e boş mesaj at, sen de bir fidan dik !

Yeşil Bir Türkiye İçin
Ağaçlandırma Seferberliğine
Sen de Katıl..


 

Ağaçlandırma Seferberliği Başladı!..
Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Seferberliği yurt genelinde başlatıldı. Eylem planı kapsamında 5 yılda 2 milyon 300 hektarlık alanda erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve ormanların iyileştirilmesi çalışmaları (rehabilitasyon) yürütülecektir.

 

Kampanyaya destek verecekler için;

SMS: 1923 (Tüm Operatörler için 1 SMS 1 Fidan: 5 YTL)

Hesap No: T.C. Ziraat Bankası, 1923

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı

28
Apr

Salavât getirmek salat etmek midir? - Ahmet Baydar

İzleyen memur, amirine uymaktadır. İzleyen çocuk annesinden yardım istemektedir. Ama izleyen amir, memurunun sorunlarına eğilmekte, izleyen anne ise çocuğunu tehlikeden korumaktadır.

Yani astın üstü izlemesi ile üstün astı izlemesinde anlam, kuvvet ve işteşlik değişir. Fiiller çıkış yerlerine ve yönlerine göre anlam, ağırlık ve işteşlik imkanı kazanır.

Kur’ân’daki “Salat etme” fiili de böyledir. Kuşlar Allah’a, Melekler de Peygambere salat eder. Ancak Allah kuşlara, Peygamber de meleklere salat etmez. Allah, Peygamber ve müminler ise birbirlerine salat ederler:

“Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Ona salat edin.” (Ahzâb 33/56)

Bu ayetteki salât etmek, genelde Peygambere “salavat getirmek” şeklinde anlaşılmış, buna dayanılarak Allah’tan bir hacet isterken Peygambere salavat getirmeyi gerekli görenler olmuştur. Ancak bu, sahabe zamanında örneği bilinmeyen garip bir tevessül türüdür. Bundan daha garip olanı ise yine bu anlamdan doğan şu inançtır: “Hz. Peygambere salât, ibadetlerin en üstünüdür. Çünkü bunu bizzat Allah ve melekleri de üstlenmiştir.” (Nakleden, Kurtubî)

Son zamanlarda, salat sözcüğüne hemen herkes istediği anlamı veriyor. Dilediği yere çekiyor. Bu tür çalışmaların saikleri üzerine söylenmesi gereken çok şey var. Ancak bu, başka bir yazı dizisinin konusu. Okumaya devam edin ‘Salavât getirmek salat etmek midir? - Ahmet Baydar’

28
Apr

ÖNCELİKLER ÇATIŞMASI

Her insanın hayatında, davranışlarında, söylediklerinde öne çıkan şeyler onun öncelikleridir. Kimi şeyler vardır, olsa da olur olmasa da… Ama bazı şeyler onun için olmazsa olmazlardır.

İnsanların önceliklerinin olması gibi Allah’ın da öncelikleri vardır. Allah’ın önceliklerini de ancak Kuran’dan öğrenebiliriz.

Kuran altıbin altıyüz küsur ayetinde neyden bahsediyor ? Neyi emredip, neyden sakındırıyor ? Hangi konuları üstüne basa basa vurguluyor yahut hangi konulara üzerinde fazlaca durmadan değinip geçiyor ?

Kuran öncelikler hususunda, ilginç veriler sunar. Mesela, Ashab-ı Kehf’in kaç kişi olduğu hususunda Yahudilerin giriştiği münakaşayı eleştirir. Bunu gaybı taşlamak olarak nitelendirir. Normalde bizlerin tarihi bir merak içerisinde öncelediğimiz şeylere hiç değinmez. Hz. İbrahim’le tartışmaya girişen kişinin adını vermez. Ama biz, Tevrat’tan, Hadislerden onu Nemrut diye tanırız. Bu hadiseyi anarken, anlatırken Nemrut adı ağzımızdan dökülür. Halbuki, onun kim olduğu çok önemli olsa idi elbette Allah onu ismiyle vasıflandırırdı.

Okumaya devam edin ‘ÖNCELİKLER ÇATIŞMASI’

28
Apr

Kuran Devrimi… Uydurulmuş dinden, Kuran dinine…

Bu gün günlerden Pazar… Oturduğum binada iki üç kat yukarıda bir ölünün ardından mevlüt okunuyor. Bir hoparlör, hoparlöre rağmen bağıran bir imam, bu gün için kapanmış gözü yaşlı insanlar…

İnsanlar…

İnsanlar, dinde asla yeri olmayan bir ayin için bir “din adamı” önderliğinde toplanmışlar…

Rablerinden, dinde yeri olmayan bir usulle, dinde yeri olmayan bir şeyi talep ediyorlar…

Kuran, Mevlüt aralarına anlaşılmamak için Arapça olarak sıkıştırılmış… Hatta, dualarının dahi önemli bir kısmı Arapça… İnsanlar, Rablerinden telafuzunu dahi bilmedikleri bir şeyi talep ediyorlar… Okumaya devam edin ‘Kuran Devrimi… Uydurulmuş dinden, Kuran dinine…’

28
Apr

Kadir Gecesi Okumaları - Mustafa İslamoğlu

Bir gece düşünün ki, bir ömre bedel olsun. Kadir gecesi, işte böyle tarif ediliyor Kadr suresinde. “Bin aydan hayırlı” demenin bir başka ifade şekli de “bir ömre bedel” demektir. Zira bin ay 83 yıl eder. Ama “bir ömre bedel” yerine “bin aydan hayırlı” denilmesi, 1000 rakamının tedai ettirdiği zengin çağrışım olsa gerek. Zira vahiy bin rakamını, hemen her yerde kinaye olarak kullanır. Bu bağlamda, “aklınıza gelebilecek en uzun süreli ömür” çağrışımı taşısa gerektir.

Bunu teyit eden bir ibare de, Duhan 3’te bu geceden “mübarek bir gece” olarak söz edilmesidir. Mübarek, yani “bereketli kılınmış”. Bu öyle bir ilahi bereket ki, onu ifade etmede dil bile yetersiz kalmakta, mecaz devreye girmektedir.

“Mübarek” kelimesi ism-i mef’uldür; özneye değil, nesneye tekabül eder. Bunun anlamı şudur: Kadir gecesinin kadr ü kıymeti, değer ve bereketi kendisinden değil, kendi dışından kaynaklanır. Onun özünde “bulunan” değil, ona “verilen/yüklenen” bir şeydir.

Peki, Kadir gecesini “değer yükleyen” unsur nedir? Okumaya devam edin ‘Kadir Gecesi Okumaları - Mustafa İslamoğlu’

28
Apr

Beraat Gecesi Hakkında - Mustafa İslamoğlu

28
Apr

Soytarılık, riya nedir ?

28
Apr

Allah dualara nasıl icabet eder ?

“Bana dua edince Ben , o dua edenin duasına icabet ederim . Öyleyse onlar da Benim davetime icâbet etsinler ve Bana iman etsinler ki , doğru yola ulaşmış olsunlar.” (Bakara 186)

Rabbimizden bizi dosdoğru yola iletmesini istiyoruz .

Rabbimiz de bize , Kitab gönderdiğini ve hayır / şer olarak iki yolu açıkladığını bildiriyor .

İnsanların duası:

“Bizi dosdoğru yola ilet.” (Fatiha 6)

Allah’ın cevabı:

“Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren Kitap’ tır.” (Bakara 2)

“Biz ona “ iki yol - iki amaç ” gösterdik.” (Beled 10)

Okumaya devam edin ‘Allah dualara nasıl icabet eder ?’

28
Apr

Neden Yalnız Kuran ?

HEPSI AYNI ALLAH’TAN SÖZ EDIYOR

Musevilere göre o Israil’in Allah’i. Tevrat’i Yahudilerin askina yaratan Yehova.

Hristiyanlara göre Isa peygamberin Babasi. Ogluna inananlari kurtaracak.

Müslümanlara göre gökleri ve yeri sevgilisi Muhammed peygamber için yaratan Ilah. Hangi günahi islerse islesin “müslümanim” diyeni cennetine koyacak.

Hepsi de ayni Allah’tan söz ediyorlar.

Bunu yaparken üç dinin mensuplari da Yaraticinin pek çok niteligini ortaklasa kabul ediyorlar. O’nun göklerin ve yerin hakimi olmasi, tüm gücün O’nun elinde olmasi gibi konularda hemfikirler. Bu yönleriyle Kuran’in indirildigi dönemde yasayan Mekkeli müsriklerden pek de farklari yok aslinda.

Evet, onlar da tipki bizim gibi, Museviler gibi, Hristiyanlar gibi Allah’a inaniyorlardi. Yedi gögün ve arsin Rabbinin Allah oldugunu, tüm gücün O’nun elinde oldugunu söyleyenler de onlardan baskasi degildi. Ama bu “inançlilar” hakkinda Kuran’da getirilen yorum hiç de onlarin hosuna gidecek türden degil:

Okumaya devam edin ‘Neden Yalnız Kuran ?’

28
Apr

Şartlı Şefaat

YARGI GÜNÜ - Ahmet Baydar

Kur`ân-ı Kerim, peygamberlerin küçümsenmelerini de öteki hayatta kurtarıcı kabul edilmelerini de istikametten sapma olarak niteler. Birine Hz. İsâ`nın peygamberliğini inkar edenleri, diğerine de onu şefaatçi ilan edenleri örnek verir. İnkarcı Yahudileşme zihniyetini konu edindiği kadar, peygamberleri yücelten ve onları kurtarıcı kabul eden Hıristiyanlaşma zihniyetini de en az onun kadar gündemine alır.

Sadece şefaat köklü kelimelerin bulunduğu bölümlere bakanlar bile, şefaatin, Kur’ân’ın ana konularından birisi olduğunu görürler. Meseleye daha yakından bakanlarsa; başka birçok sözcükle de bu konuya temas edilmiş bulunduğunu kavramakta gecikmezler.

Ne var ki bu konu, üzerinde çok tartışmalar bulunan başka meselelerle de direkt alakalıdır. Bir açıdan büyük günahlarla, başka bir açıdan da imanın bölünme kabul edip etmeyeceğiyle ilişkilidir. İslam Tarihinde; bağımsız düşünen kimi ulema ile, merkezi otoriteye boyun eğmeyen bazı siyasi fırkaların, şefaatle ilgili fikirlerinin aynı kulvarda örtüşmüş olması da her hâlde bundandır. Bu nedenlerle konu, bazı ilim ve siyaset otoritelerinin yönlendirmesinden azade olamamıştır.

Şefaat, ikilemek, çift yapmaktır. Kim, kendisine bir iyilik ulaştırması için, makama yakın bildiği birisinden, makam sahibi nezdinde aracılık etmesini isterse, talep makamını ikilemiş olur. Aslında, başkasının hukukuna müdahale etmediği takdirde, aracı kılınanın, hayra vesile olabileceği düşünülebilir. Nitekim, bir çığır açan kimse, o işi yapan gibi görüleceğinden, Kur’ân-ı Kerim; iyi bir işe şefaat edenin o işten bir nasibi olacağını, kötü bir işe şefaat edenin de ondan bir pay alacağını söyler. (Nisâ 4/85)


Ancak, hemen kaydetmek gerekir ki bu kural, şimdiki hayat için geçerlidir. Öteki hayatta ise kazanmak; hayır ve şerre rehberlik etmek diye birşey yoktur. Aksine orada herkes, şimdiki hayatta kazandığının karşılığını bulacaktır. Dolayısıyla Kur`ân, öteki hayatta kişinin kendisine fayda veya zararı dokunacak olan hayra, ya da şerre delalet etme anlamında bir şefaati konu edinmemiştir.

Okumaya devam edin ‘Şartlı Şefaat’

27
Apr

Yorumlarınız

WordPress.com sunucularına Türkiye’den erişim yasağı kaldırıldığı için artık bu sitede yapılan yorumlar yayınlanacaktır.

Erişim yasağı boyunca gönderilen yorumlardan hakaret, tehdit içermeyen yorumlar yayınlanmıştır.

Siteme gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.

Yeni yazılara www.aliaksoy.net adresinden ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla.

Ali Aksoy

13
Sep

T A Ş I N D I K

Selam;

Adnan Hoca ve Harun Yahya lakaplı Adnan Oktar’a bazı wordpress.com sitelerinden hakaret edilmiş diye bütün wordpress.com siteleri yasaklanınca sitemi bağımsız bir alana nakletmek zorunda kaldım.

Bundan böyle yorum ve görüşlerinizi;

www.aliaksoy.net

ve

www.aliaksoy.org

adresleri ile ulaşabileceğiniz yeni sitemizde de dile getirebilir, yeni yazılara, bestelerime buradan ulaşabilirsiniz.

Siteme gösterdiğiniz ilgi ve duyarlılığınız için teşekkür ederim.

Ali Aksoy, 14.09.2007

12
Aug

Fatiha kimlere okunmalı ? Ölülere mi, dirilere mi ? - Mehmet Alagaş

İbretlik bir yazı…

12
Aug

Namazı Dosdoğru Kılmak - Mehmet ALAGAŞ

İnsanları emr-i bil maruf nehyi anil münkerden uzaklaştıran şeytan ve dostları, namaza da müdahale etmişler ve bu müdahaleye maruz kalan insanlar, namazın anlamından uzak bir konuma düşmüşlerdir.

Nitekim halkında müslüman olan ülkelerde yaşayan birçok insan namaz kılmakta, fakat ne var ki kıldıkları namazdan gafil bulunmaktadırlar.Kuran-ı Kerim ifadesiyle bu kimseler namazlarında yanılgıdadırlar, ne için nereye yöneldiklerinin, ne yaptıklarının bilincinde değildirler.

[ İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapmaktadırlar. (107-Maun 4...6)]

Müslümanların en görkemli ve en anlamlı ibadeti olan namaz, günümüzde ne yazık ki önemini ve etkinliğini kaybeden bir eylem durumuna getirilmiştir.namaz kılmayı veya hacca gitmeyi ticari bir bonservis olarak kullananları bir kenara bıraksak bile, samimi müslümanlarda da namaza ilişkin yanılgılarla karşılaşabiliyoruz. Okumaya devam edin ‘Namazı Dosdoğru Kılmak - Mehmet ALAGAŞ’

12
Aug

Kuran’da Dua Nasıl Anlatılıyor ?

En son ne zaman dua ettiğinizi düşündünüz mü?… Bu soruya farklı cevaplar verilebilir ama ortak nokta herkesin bir şekilde dua ettiği olacaktır. İnsanlar elbette her yerde, her ortamda, istedikleri herşey için Rabbimiz olan Allah’a dua edebilirler. Allah iman edenlerin her ortamda dua edebileceklerine, Kendini zikredebileceklerine aşağıdaki ayetlerle dikkat çekmiştir:

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki: ) “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz, biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz, elçilerine va’dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam…” (Al-i İmran Suresi, 191-195)

Okumaya devam edin ‘Kuran’da Dua Nasıl Anlatılıyor ?’




Akıl ve Kuran Sempozyumu

Son Yorumlar

Aliaksoy.net Yazı Listesi