Arşiv Sayfası 2
Yasak bu defa Google’a
(SonSayfa) Google’ın en çok kullanılan servislerinden biri olan Google Grupları’na, mahkeme kararı ile Türkiye içerisinden erişim engellendi.
Google ilk kez Türkiye’de mahkeme kararıyla yasaklandı. Kullanıcılar siteye girdiklerinde büyük bir sürprizle karşılaştılar. Yasaklama, Google’ın tüm alan adına değil, sadece http://groups.google.com subdomain’ine yapıldı.
Arka kapıdan girmenin yolu var
Daha önce YouTube’a da uygulanan erişim engelleme yöntemi, çok basit metotlarla aşılabiliyordu. Google Grupları’na erişmek isteyen kişiler, YouTube’daki yöntemi kullanarak arşivlere ulaşabiliyorlar
Google Groups nedir?
Google Groups’, Google tarafından ücretsiz olarak sağlanan çevirimiçi gruplar ve mail listesi servisidir. Google Groups kullanarak, ilgi alanlarına göre gruplar bulunabilir ve üye olunabilir. Grup sayfasına mesaj bırakılabildiği gibi, grup mail adresini kullanarak tüm liste üyelerine mail de atılabilir. Ayrıca, isteyen kendi grubunu kurabilir ve geçmişi 1981′e kadar uzanan Usenet haber gruplarına ulaşılabilir. Okumaya devam edin ‘Yasak bu defa Google’a’
(SonSayfa)Yeni sistem, farklı ülke ya da şehirlerde yaşayanların istedikleri an birbirlerini görebilmelerini sağlayacak. ‘IPTV’ adı verilen sistem, İngiltere ve Fransa’nın ardından haziran ayında Türkiye’de devreye girecek. Söz konusu hizmet, set top box (STB) isimli cihaz üzerinden yürütülüyor. Bir ucu telefon hattına diğeri TV’ye bağlanan cihaz, internet tabanlı çalışıyor. İki yönlü iletişim imkanı sağlayan cihaz sayesinde, uzaktan eğitim, video konferans ve uzaktan sağlık hizmetleri almak da mümkün.
TB cihazları, internet ve cep telefonlarından sonra iletişim teknolojilerinde yeni bir çığır açacak. IPTV tümüyle devreye girdiğinde hem insanların televizyon izleme alışkanlıkları değişecek hem de TV’ler sadece kanalların seyredildiği cihazlar olmaktan çıkacak. Seyirci, ne zaman neyi izleyeceğine kendisi karar verecek. Örneğin seyirci, takip ettiği bir dizinin istediği bölümünü istediği yerinden izleyebilecek. IPTV, batılı ülkelerde ciddi bir yaygınlık kazandı. Türkiye’de ise dijital platform hizmeti sunan Digiturk, isteği bağlı yayın uygulamasını belli ölçüde hayata geçirmeye başladı. Okumaya devam edin ‘İletişimde yeni bir çığır açılıyor’

İlk müfessirlerden kimileri, vahiy bağlamında zikredilen bazı “salât”ların Kur’ân demek olduğunu açıkça beyan etmişlerdir. (İsrâ 17/107-110, Ankebût 29/45, Bkz. Taberî)
Bu ayetlerde Kur’ân yerine salât denmiş olmasının sebebi ise, izlenmesi gereken özelliğini öne çıkarmaktır. Aslında bu, tıpkı kuşların kevni vahyi izlemelerine salât denmiş olması gibi, nebevi vahyi izlemeye de salât demekten ibarettir.
Meselenin daha iyi anlaşılması için vahyin, Kitab, zikir ve Kur’ân” yakınlaştıran, bunlara bir de salâtı ekleyen ve hatta birini diğerinin yerine kullanan genel üslubunu hatırlamak yeterlidir.
Çünkü dinde izlenmesi gereken elçiler olsa da, onların da izlediği vardır ve bu sadece vahiydir. Zikir, kitap, ilim, hüda, sebil, din ve millet de bu cümledendir. (En’âm 6/50, Mü’minûn 23/71, Kasas 28/49, Bakara 2/38,120, Ra’d 13/37, Gâfir 40/7, Âl-i İmrân 3/73, Nisâ 4/125) Okumaya devam edin ‘“Salât”ı zayi etmeyin! - Ahmet Baydar’
Ressam Fil
Kuran’ı Anlamak
Konu Kuran olunca biz de “mesel” üzerinden yürüyelim. Bir an için “kim beşyüz milyar ister” yarışmasında yarışmacı koltuğunda oturduğunuzu hayal edin.
Hiç alışık olmadığınız makyajlar yapılmış, tanıdığınız, tanımadığınız insanların bakışları altında başlamışsınız yarışmaya…
Bütün soruları gâh öyle, gâh böyle geçmişsiniz. Sıra son soruya, en büyük ödüle gelmiş. Hiç joker de kullanmamışsınız üstelik.
İzleyenlerin tebrik ve hayranlık dolu bakışları yüzünüzü ışıldatıyor. Kolay mı, kimseciklerin kolay kolay gelemeyeceği bir noktaya gelmişsiniz.
Sakallı amca sorar: Evet, hazır mısınız ? Okumaya devam edin ‘Kuran’ı Anlamak’

Kur’ân-ı Kerim müslümanlar için hem bilim hem de iman objesi; müslüman olmayanlar için ise bilgi objesidir. Kendisini İslâm kimliği içerisinde gören bir ferdin, gerek fizik gerekse metafizik sahaya ilişkin epistomolojisini Kur’ân’a dayandırmadan oluşturmaya çalışması ancak anakronizm, paradoks veya patoloji gibi ödünç kelimelerle izah edilebilir bir nitelik arzetmektedir. Peki aradan geçen bu kadar asırdan sonra; dil, anlayış, algılayış ve her şeyden daha önemlisi dünya neredeyse tamamen değiştikten sonra; bugün yediden yetmişe bütün müslümanlar olarak bizim, Kur’ân’ı anlamamız veya Kur’ân’dan yararlanmamız mümkün müdür?
Bu soruya verilecek hazır cevaplar olduğunu bilmiyorum zannedilmesin. Neredeyse herkes, “Tabîî ki, alimler ilmî seviyelerine göre; halk da alimlerin açıklamalarına göre Kur’ân’ı anlarlar.” diyecektir. Keşke her şey temennilere göre gerçekleşse ama bu cevabın acele ile olmasa da fazla iyimserlikle verildiğini şu ayeti tahlil ederken hep birlikte göreceğiz. “İnananların hepsi toptan sefere çıkacak değillerdi. Ama her kabileden bir cemaatin dini iyice öğrenmeleri ve dönüp kavimlerine geldiklerinde, sakınmaları umuduyla onları uyarmaları için sefere çıkmaları gerekmez miydi?” Tevbe suresindeki bu ayetle ilgili olarak Süleyman Ateş bakınız neler söylüyor: Okumaya devam edin ‘Bir Ayet Bir Yorum veya Kur’an’ı Anlamanın İmkanı’

Mevcut duyu ve organlarımızla Allah’ı göremiyoruz, ancak Allah yarattıkları ile bize varlığını bildiriyor. İşte burada akıl devreye giriyor.
Yani inanma körü körüne bağlanmak değildir. Eğer körü körüne bağlanmak olsa idi, inançlar yüzyıllar boyu devam etmezdi.
Aslında bilim ile dinin sağlamasını yapmak çok basit. Dünyada sebepsiz olan hiçbirşey yok, rüzgar esmezse yaprak kımıldamıyor, fabrikalarda üretim yapılmazsa arabalar ortaya çıkmıyor. Birisi çıkıp şu şey durup dururken patladıda hayat ortaya çıktı derse bende, patlayan şey nereden oldu diye sorarım, bu mevzu matematik dili ile n üzeri n’e kadar seri olarak devam eder, ama yine sonuç olması için başlangıcın olması gerektiğine gelip dayanır.
Böylelikle Allah’ta aklımıza yaratılışın ve dinin delillerini sunuyor ,bize düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor.
Aslında bilim bir nevi kaybolanı bulmakla uğraşıyor. Çünkü yerçekimi kanunu koyan, oksijene yakıcı özelliğini veren, demirin ilk halini oluşturan vs. bilim değildir. Bu kurallar Allah tarafından koyulmuştur.
Bilim varolan fakat, gizlenmiş şeyleri günyüzüne çıkarmaktadır. Okumaya devam edin ‘Bilim ve Din - Toprak Erdem’
Bu hesabı kim verir ?
Hani nerde müminler,
Hayır yarışlarında koşuşturanlar nerde ?
Taa en önde olmak,
Rablerinden en büyük selam ve esenliği almak için,
Güzel düşünüp güzel davrananlar nerede ?
Bu gün, Musa ile Harun’un yalnızlığı kadar yalnız dünya !
Eyyub kadar dertli,
İbrahim kadar ahlı !
Bir tek Lut kavmi mi azap sabahlı ?
Ya Tufan paklar,
Ya ateş yoklar insi.
Diri diri toprağa gömülen çocuğun hesabını soran Rabb,
Acından öleni izleyene de sorar…
Bizim kafirlerimiz öncekilerden daha mı hayırlı ?
Peki ya biz ???………
Eylemler Güzeli
Ziyaretçilerimden, dostlarımdan gelen istek üzerine “Eylemler Güzeli” adlı bestemi amatör bir seslendirme ile sunuyorum.
Keyifli dinlemeler…
Mp3 formatında indirmek için bu linki kullanabilirsiniz.
Gamzelerin şahidin,
Yalan yok sözlerinde,
Işıl ışıl bir bahar,
Militan gözlerinde…
Türküler yaktım sana,
Öylece övdüm seni,
Gör ki nasıl tutuldum,
Gör nasıl sevdim seni…
***
Kumrular her baharda,
Biz gibi bakışırmış,
Sevdiğimin üstüne,
Maviler yakışırmış…
Kampüste gezinirim,
Bir karşıma çıksana,
Bu yürek yangın yeri,
Bu gönül aşık sana…
***
Vurgunun oldum senin,
Sen beni süzeli yar,
Asiyeler tutkulu,
Eylemler güzeli yar…
Söz - Müzik : Ali Aksoy

Bazı kimseler bizlerin hadislerin tümünü toptan ve peşinen İNKAR EDİP, UYDURMA olduğuna inandığımızı zannediyorlar.
Hadis kitaplarındaki rivayetlerin tümü uydurmadır diye bir hükmümüz, yargımız, görüşümüz yoktur.
Fakat şöyle bir görüşümüz vardır:
Hadis kitaplarındaki bir takım çelişkili / Kuran’a apaçık aykırı rivayetler nedeni ile bütün rivayetler ŞÜPHELİDİR.
Dikkat ediniz ! Hepsi uydurmadır demiyoruz. Hepsi ŞÜPHELİDİR.
Ne şüphesi ? Bunu gerçekten Peygamberimiz söylemiş de olabilir, şöylememiş te olabilir.
Mesela, bir ravi düşünün, bir rivayeti var. Bakıyorsun rivayet ettiği hadis diğer ravilerin rivayetleriyle yahut Kuran’la apaçık bir çelişki içerisinde… Şimdi bu raviden rivayet edilen bütün sözler sırf bu rivayeti nedeni ile şüpheli hale gelir.
Yine bir hadis bilgininin “sahih” diye derlediği kitabında bu türden şeylerle karşılaşılırsa, o ravinin “sahih” dediği tüm rivayetler bizim için ŞÜPHELİ hale gelir. Yani sahih olabilir de olmayabilir de…
Burada önemli olan husus şudur:
Okumaya devam edin ‘Bütün hadis rivayetleri uydurma mıdır ?’

Kuran’da kendisine yeterince atıf yapılıp gündeme getirilmesine rağmen insanların gündeminde bir türlü yer alamayan bir ibadettir zekat…
İnsanı, Allah’tan gayrısından vaz geçmeye teşvik eden, bunu öğreten zekat…
Din direği / temeli deyince insanların çoğunun aklına şu gelir: “Namaz dinin direğidir”
Namaz dinin direğidir de zekat dinin neyidir ?
Zekat; ne şekilsel, bilinmeyen söz dizilerinde kurgulanmış namaz dininde,
ne de başörtüsü dininde kendine hak ettiği yeri bulamamıştır.
Hatta Kuran’a yönelme çabasında olanların da gündeminde Kuran’daki yerini bulamamıştır.
Namaz, kişiyi ihya eder. Topluma katkısı ise ihya edilmiş kişi üzerinden olması nedeniyle ancak dolaylı yoldan olabilmektedir. Ama zekat, hem kişiyi hem de toplumu doğrudan ihya eder.
“En sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça asla iyiliğe ermiş olmazsınız” diyor Allah…
Ne bir oran söylemiş, ne de “hangi şeylerin sevilmekte olduğunu” …
Çok sevdiği oğlunu dahi harcamaya azmeden bir Peygamberi de övdükçe övmüş…
Mutlak iyiliğe ermek isteyenlere de, ihtiyaç fazlasını harcamayı tavsiye buyurmuş… Okumaya devam edin ‘İyiliğin Pusulası: Zekat, İnfak’

1) Yuce Allah hz. Muhammedin (a.s.) uzerine en guzel bir “hadis” (= dini soz) olarak sadece Kurani indirdigini ve bunun disinda Resulune (a.s.) hicbir “hadis” (= dini soz) indirmedigini su ayetlerde bizlere acikca isaret etmis olmalidir:
********************
(ey Muhammed), Allah (sana) en guzel “hadisi” (= dini soz) iki yolu gosteren bir Kitap olarak indirdi.. (Zumer 23)
(ey Muhammed), iste bunlar Allahin ayetleridir, bunlari sana hak olarak okuyoruz.
o halde, onlar Allah’tan ve Onun (bu) ayetlerinden sonra hangi “hadise” (= dini soz) iman ediyorlar?
yaziklar olsun butun bu iftiraci gunahkarlara. (Casiye 6-7)
********************
bu ayetlerden acikca anliyor olmaliyiz ki, hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra tureyen ve Allah Resulune (a.s.) Kuranin yaninda –hasa– bunun bir misli kadar daha “hadis” verildigini beyan eden bazi kimseler yuce Allahin gozunde
gercekte adi “iftiraci gunahkarlar” olmalidirlar. (39/23 & 45/6-7) ve Allah Resulune (a.s.) bu Kuranin disinda bunun bir misli kadar daha “hadis” (= dini soz) verildigi sefil yalanini asla kabul etmeyen tum salih muminleri “dinden cikmis olmakla” ve “peygambere ihanet etmis olmakla” itham eden bu tip bazi sarlatanlarin ve suursuzca bunlara uyanlarin dunya ve ahirette karsilasacaklari korkunc akibetlerini yuce Allah daha sonraki ayetlerinde bizlere soylece isaret edip bildirmis olmalidir:
Okumaya devam edin ‘Kuran’da “Hadis” kelimesi - Ahmet Mert Erdem’
Grup Akran - “Sisler içinden” albümü lisanslı olarak piyasaya sürülmemiş, 1997 yılında kopyalanarak dağıtılmıştır.













Son Yorumlar